Takip Edin

Köşe Yazarları

Meslek Örgütlerinin Temsil Sorunu

Nagihan Cengiz Çelebi

Yayınlandı

Açık

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi

Son haftalarda bu köşede, iş dünyasında örgütlenmenin neden giderek zayıfladığını; meslek odaları ve federasyonların neden sahadan koptuğunu; temsil ile güven arasındaki bağın nasıl aşındığını tartışıyoruz. Kapanan işletmeler, suskun kalan yapılar ve giderek daralan bir ekonomik alan içinde, “örgütlü olmak” kavramının içinin nasıl boşaltıldığını sorguluyoruz, cevaplar bulmaya çalışıyoruz.

Tam da bu tartışmaların ortasında, sahada karşılığı olan oda başkanlıkları ve federasyon adaylıkları daha yakından bakılması gereken bir başlık hâline geliyor. Adaylıklar hak edilmiş sahadan yükselen adaylıklar mı, tepeden inme yukarıdan aşağıya sipariş edilmiş adaylıklar mı sorusunu sıkça soruyorum. Çünkü bugün asıl soru şu: Bu yapılar yalnızca varlıklarını sürdürmek için mi ayakta, yoksa gerçekten temsil ettikleri kesimler için sorumluluk alıyor mu?

On iki yıldır Antalya Kuaförler, Manikürcüler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı görevini sürdüren Tolgahan Demir, Ocak ayı içinde gerçekleştirilen olağan genel kurulda bir kez daha üyelerinin güvenini tazeledi. Hemen ardından Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonları İşletmecileri Federasyonu başkanlığına adaylığını açıklaması, bu deneyimin federasyon düzeyine nasıl taşınacağı sorusunu da beraberinde getirdi.

Bu röportajda; uzun süreli oda başkanlığının sahada nasıl karşılık bulduğunu, federasyon adaylığının hangi ihtiyaçlardan doğduğunu, esnafların hangi sorunlarına çözüm olacağını, şeffaflık, temsil ve yenilik başlıklarının Demir’in yönetim anlayışında nasıl konumlandığını konuştuk.

Nagihan Cengiz Çelebi: 12 yıllık başkanlık sürecinizde, sizi en çok zorlayan ama en çok dönüştüren deneyim neydi? Bunu hem karar alan hem de esnaf olarak nasıl tanımlarsınız?

Tolgahan Demir: 12 yıllık süreçte dönüşümün ana ekseni; masada alınan kararın sahadaki karşılığını doğru okumak oldu. Karar alan tarafım ile esnaf tarafım arasında hiçbir dönem kopukluk yaşamadım. Esnafın ihtiyacı çoğu zaman düzenleme değil yönlendirme, koruma ve bilgilendirmedir. Bu farkındalık, esnafı dinleyen ve sahadan beslenen bir yönetim anlayışına dönüşmemi sağladı.

Bir yapıda uzun süreli görev almak, beraberinde güven kadar eleştiri de getirir. Siz bu sürede esnafla olan bağınızı nasıl canlı tuttunuz?

Bağ süreklilikle korunur. Bu nedenle görev sürem boyunca:

Düzenli saha ziyaretleri

Eğitim ve bilgilendirme toplantıları

Mevzuat, teşvik ve belge süreçlerinde rehberlik

Diğer odalarla ortak brifingler gibi uygulamalarla iletişimi kesintiye uğratmadım. Esnafın diliyle konuşan, ihtiyacı yerinde tespit eden bir yapı bu bağı canlı tuttu.

Bu uzun saha deneyiminin, Türkiye Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları İşletmecileri Federasyonu Başkan Adaylığı düzeyinde sorumluluk alma fikrini nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Federasyon sahadan kopuk olamaz. Benim adaylık motivasyonum, Antalya’da somutlanan modelin Türkiye geneline uygulanabilir olduğunu görmemdir. Bu bir özgüven değil; yapılabilirliğe şahit olmaktır. Türkiye’de farklı odalarla yaptığımız brifinglerde sorunların ortak, çözümün ise kurumsal olduğunu gördüm. Bu da federasyon sorumluluğunu anlamlandırdı.

Federasyon yapıları sıklıkla kapalı, yukarıdan aşağı işleyen ve temsil gücünün kişisel alanlara sıkıştığı yapılar olarak eleştiriliyor. Olası bir başkanlık sürecinde şeffaflığı nasıl tesis etmeyi ve bu yapının gücünü kalıcı biçimde kurumsallaştırmayı planlıyorsunuz?

Şeffaflık üç ayaklı bir düzendir:

Açık karar mekanizması

Takip edilebilir çalışma takvimi

Paylaşılan yetki

Bu model benimsendiğinde federasyon kişilere değil meslek örgütüne hizmet eder. Kurumsallaşma; temsil, eğitim, belge, denetim ve itibar başlıklarının kişisel alanlardan kurtarılmasıyla mümkündür.

Federasyon başkanlığı sizce daha çok masa başından koordinasyon gerektiren bir görev mi, yoksa sahada olmayı zorunlu kılan bir sorumluluk mu? Kendi yönetim anlayışınızı bu çerçevede nasıl tanımlarsınız?

İkisi birbirini tamamlar. Masasız saha dağılır, sahasız masa körleşir. Benim yönetim anlayışım “sahayla beslenen masa” modelidir. Federasyon çalışmalarının hem odaların sesini toplaması hem de mevzuatla uyumlu bir çerçeveye oturtması gerekir.

Esnaf ve meslek örgütleri uzun süredir “aynı yöntemlerle” yönetilmekle eleştiriliyor. Federasyon düzeyinde siz nasıl bir yenilik anlayışı ortaya koymayı hedefliyorsunuz?

Yenilik; yöntemle, veriyle ve ortak akılla olur. Benim modelim üç temel sütuna dayanır:

Veri odaklı saha okuması

Eğitim, belge, standart ve denetimin ulusal çerçevede yeniden düzenlenmesi

Odaların federasyon içinde temsil gücünün artırılması

Bu yaklaşım iddiadan değil, işleyen mekanizmadan güç alır.

Federasyon başkanlığına birden fazla isim talip olabilir. Delegelerin ve esnaf temsilcilerinin sizi tercih etmesi için en güçlü gerekçe sizce ne olmalı?

İcraat görmüş bir model öneriyor olmamdır; üç dönemdir üyelerden alınan kesintisiz destek bunun somut göstergesidir. Ancak asıl fark, bu desteğin pasif temsilden değil sahayı okuyabilen aktif yönetimden gelmesidir. Türkiye genelinde oda başkanlarıyla yürüttüğüm ortak toplantılar, sahaya dayalı veri toplama süreçleri ve kurumsal yapılarla doğru iletişim kurabilme kabiliyeti, hizmeti söylemden çıkartıp sonuca dönüştürmeyi mümkün kılmıştır. Federasyon düzeyi artık sadece koordinasyon değil, kurumsal ilişki yönetimi, kamu nezdinde doğru temsil ve sürdürülebilir hizmet üretme becerisi gerektiriyor. Bu nedenle delegelerin ve esnaf temsilcilerinin beni tercih etmesi için en güçlü gerekçe, çalıştığı sahada ispatlanmış bir hizmet modelini federasyon ölçeğine taşıyabilecek yeterlilikte olmamdır.

Bugün bir oda başkanı ya da esnaf temsilcisi size şunu sorsa: “Bu federasyon benim için neden önemli olsun?” Ona tek cümleyle ne söylersiniz?

Adaylığımın temelinde kişisel bir hedef değil daha güçlü daha şeffaf ve daha katılımcı bir federasyon oluşturma isteği var

Son söz olarak eklemek istedikleriniz?

Bu süreç benim için makam arayışı değil; hizmet etme sevdamın Türkiye ölçeğinde kurumsal karşılık bulmasıdır. Antalya’da çalışma modeli oluştu; federasyonda bu modeli ulusal düzeyde uygulamak istiyorum.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Son Haberler

Haber4 gün önce

Türkiye’ye Turizmden Rekor Gelir

Türkiye, 2025’te turizmden elde ettiği rekor gelirle hem ziyaretçi sayısında hem de kişi başı harcamada güçlü bir performans sergiledi. Peki,...

Köşe Yazarları5 gün önce

Trendleri Değil Değerleri Satın Alıyoruz

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager Bir zamanlar moda ve güzellik; vitrinlerde ne varsa ona yönelmekti. Sezonun rengi, herkesin...

Haber5 gün önce

Yakın Gelecekte Alman Ekonomisini Ne Bekliyor?

Destatis ve küresel kuruluşların verileri, Alman ekonomisini önümüzdeki dönemde sınırlı büyüme, zayıf ihracat ve kritik siyasi kararların beklediğine işaret ediyor.

Köşe Yazarları6 gün önce

Bir Şirketi Büyüten Şey Çoğu Zaman Rakamlar Değil, Söylenmeyenlerdir

Sibel Arslan | İktisatçı & Mali Analist Yıllardır farklı sektörlerde, farklı ölçeklerde şirketlerle çalışıyorum. Hepsinin tabloları, raporları, hedefleri vardı. Ama...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Meslek Örgütlerinin Temsil Sorunu

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi Son haftalarda bu köşede, iş dünyasında örgütlenmenin neden giderek zayıfladığını; meslek odaları ve...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Startup Ortaklıklarda “Kırmızı Bayrak” Rehberi

Yeşim Çevik | Yatırımcı & Start – Up Mentor Girişimcilik ekosisteminde geçirdiğim beş yılı aşkın sürede, masanın hem heyecan duyan...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Görünürlük Yanılgısı: İş Dünyasında Herkes Konuşuyor, Etki Azalıyor

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital iş dünyasında görünürlük, uzun süredir bir hedef olmaktan çıkıp başlı başına bir performans...

Türkiye 2025 yılı konut satış rakamlarını gösteren istatistik grafiği ve modern konut projeleri. Türkiye 2025 yılı konut satış rakamlarını gösteren istatistik grafiği ve modern konut projeleri.
Haber2 hafta önce

Türkiye’de 2025 Yılında Kaç Ev Satıldı?

TÜİK Aralık 2025 konut satış istatistiklerine göre Türkiye genelinde konut satışları yıllık bazda rekor kırarak 1,7 milyona dayandı. Aralık ayındaki...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İş Dünyası Çöküyor, Düzen Ayakta

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi Bir önceki yazımda iş dünyasındaki örgütlenme sorununu “güven hafızası” üzerinden tartışmıştık. Yan yana...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İçerik Editörlüğü: Dijital Gürültü Çağında Anlamı ve Güveni Yönetmek

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital dünyada içerik üretimi hiç olmadığı kadar hızlandı. Ancak bu hız, beraberinde ciddi bir...