Takip Edin

Köşe Yazarları

Türkiye ve Almanya Ekonomisi 2025’te Neler Yaşadı

Gülay Yıldırım Kavak

Yayınlandı

Açık

Gülay Yıldırım Kavak

2025, hem Türkiye hem Almanya için gürültülü krizlerin değil, sessiz ama derinleşen ekonomik baskıların yılı oldu.

Bir tarafta fiyat baskılarıyla mücadele eden Türkiye, diğer tarafta üretim gücü zayıflayan Almanya…

Coğrafi olarak uzak olsalar da iki ülke aynı temel soruyla yüzleşti: “Ekonomiyi nasıl ayakta tutacağız ve 2026’ya nasıl bir zeminle gireceğiz?” Türkiye fiyat baskıları ve belirsizliklerle mücadele ederken, Almanya üretim gücündeki zayıflama ve iş gücü açığıyla karşı karşıya kaldı. Ancak farklı sorunlara rağmen iki ülke birbirine hiç olmadığı kadar yakınlaştı.

Türkiye 2025’e temkinli ve biraz da yorulmuş bir ekonomiyle girdi. Enflasyon yıl boyunca ekonomik dengeleri bozdu. Fiyatlardaki sert hareketler hem hane halkını hem iş dünyasını sürekli tetikte tuttu. Maliyet baskıları, enerji fiyatları ve finansmana erişimdeki zorluklar üretim planlarını belirsiz hale getirdi. Buna karşın Türkiye’nin kriz dönemlerinde ortaya çıkan dayanıklılık refleksi yeniden devreye girdi ve çarklar tamamen durmadı. Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye, büyümeyi sürdürdü ancak üzerindeki baskıyı bir türlü atamadı.

Almanya için 2025, uzun yıllar sonra alışık olmadığı bir ekonomik tabloyu ortaya çıkardı. Büyüme zayıfladı, maliyetler arttı, sanayi üretimi düşmeye devam etti. Otomotiv sektöründeki dönüşüm, enerji fiyatları ve üretim verimliliğindeki kayıplar yıl boyunca tartışıldı. En büyük sıkıntı ise nitelikli iş gücü açığıydı. Gastronomi, sağlık, bakım hizmetleri, mühendislik ve lojistik gibi birçok alanda Almanya ihtiyaç duyduğu çalışanı bulmakta zorlandı. Bu süreçte Türkiye’den Almanya’ya giden nitelikli çalışanlar hem ekonomi hem toplum açısından her zamankinden daha görünür hale geldi ve iki ülke arasında yeni bir sosyo-ekonomik bağ oluşturdu.

2025, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik bağı belirgin şekilde güçlendirdi. Türkiye’nin Avrupa ile ticaretinde Almanya lider konumunu korurken, Alman şirketlerinin tedarik zincirlerinde Türkiye artık “alternatif” değil, “stratejik ortak” olarak tanımlanmaya başladı. Teknoloji ve lojistik gibi alanlarda yatırım ilgisi sürerken, iş gücü hareketliliği iki ülkeyi birbirine bağladı. Ekonomiler yavaşlamış, baskılar artmış, sorunlar çeşitlenmiş olsa da krizler tarafları birbirinden uzaklaştırmadı; aksine daha fazla iş birliği yapmaya zorladı.

2026’ya yaklaşırken Türkiye için kritik soru fiyat istikrarının sağlanıp sağlanamayacağı. İş dünyası öngörülebilir bir ortam, hane halkı ise nefes alabileceği bir ekonomik düzen talep ediyor.

Almanya ise 2026’yı bir yeniden yapılanma yılı olarak görüyor; üretim gücünü artırmak, enerji bağımlılığını azaltmak, iş gücü açığını kapatmak ve tedarik zincirlerini güvenceye almak zorunda. Her iki ülkenin kendine özgü sorunları olsa da birbirlerine dokunan yanları daha güçlü hale geliyor.

Türkiye, Almanya için hız, esneklik ve güçlü bir tedarik ağı sunarken; Almanya, Türkiye için istikrar ve sürdürülebilir pazar anlamına geliyor.

Tüm bu tablo, 2026’nın iki ülke için bir ayrışma dönemi değil, tam tersine birbirlerini daha yakından izleyecekleri ve daha fazla iş birliği yapacakları bir yıl olacağını gösteriyor. Belki de yıllar sonra 2025’e dönüp baktığımızda  “sesin yükselmediği ama kırılmanın derinden yaşandığı yıl” olarak hatırlayacağız.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Son Haberler

Haber3 gün önce

Türkiye’ye Turizmden Rekor Gelir

Türkiye, 2025’te turizmden elde ettiği rekor gelirle hem ziyaretçi sayısında hem de kişi başı harcamada güçlü bir performans sergiledi. Peki,...

Köşe Yazarları4 gün önce

Trendleri Değil Değerleri Satın Alıyoruz

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager Bir zamanlar moda ve güzellik; vitrinlerde ne varsa ona yönelmekti. Sezonun rengi, herkesin...

Haber5 gün önce

Yakın Gelecekte Alman Ekonomisini Ne Bekliyor?

Destatis ve küresel kuruluşların verileri, Alman ekonomisini önümüzdeki dönemde sınırlı büyüme, zayıf ihracat ve kritik siyasi kararların beklediğine işaret ediyor.

Köşe Yazarları6 gün önce

Bir Şirketi Büyüten Şey Çoğu Zaman Rakamlar Değil, Söylenmeyenlerdir

Sibel Arslan | İktisatçı & Mali Analist Yıllardır farklı sektörlerde, farklı ölçeklerde şirketlerle çalışıyorum. Hepsinin tabloları, raporları, hedefleri vardı. Ama...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Meslek Örgütlerinin Temsil Sorunu

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi Son haftalarda bu köşede, iş dünyasında örgütlenmenin neden giderek zayıfladığını; meslek odaları ve...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Startup Ortaklıklarda “Kırmızı Bayrak” Rehberi

Yeşim Çevik | Yatırımcı & Start – Up Mentor Girişimcilik ekosisteminde geçirdiğim beş yılı aşkın sürede, masanın hem heyecan duyan...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Görünürlük Yanılgısı: İş Dünyasında Herkes Konuşuyor, Etki Azalıyor

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital iş dünyasında görünürlük, uzun süredir bir hedef olmaktan çıkıp başlı başına bir performans...

Türkiye 2025 yılı konut satış rakamlarını gösteren istatistik grafiği ve modern konut projeleri. Türkiye 2025 yılı konut satış rakamlarını gösteren istatistik grafiği ve modern konut projeleri.
Haber2 hafta önce

Türkiye’de 2025 Yılında Kaç Ev Satıldı?

TÜİK Aralık 2025 konut satış istatistiklerine göre Türkiye genelinde konut satışları yıllık bazda rekor kırarak 1,7 milyona dayandı. Aralık ayındaki...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İş Dünyası Çöküyor, Düzen Ayakta

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi Bir önceki yazımda iş dünyasındaki örgütlenme sorununu “güven hafızası” üzerinden tartışmıştık. Yan yana...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İçerik Editörlüğü: Dijital Gürültü Çağında Anlamı ve Güveni Yönetmek

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital dünyada içerik üretimi hiç olmadığı kadar hızlandı. Ancak bu hız, beraberinde ciddi bir...