Takip Edin

Köşe Yazarları

İş Dünyası Çöküyor, Düzen Ayakta

Nagihan Cengiz Çelebi

Yayınlandı

Açık

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi

Bir önceki yazımda iş dünyasındaki örgütlenme sorununu “güven hafızası” üzerinden tartışmıştık. Yan yana duran ama bir araya gelmekten imtina eden yapıları, bu çekingenliğin ardındaki geçmiş deneyimleri ve suskunluğu besleyen nedenleri görünür kılmıştık. Bugün o tartışmayı, sahadan gelen verilerle daha net bir zemine taşımak gerekiyor.

2025 işletme verileri, Türkiye’de ekonomik daralmanın artık münferit örnekler olmaktan çıktığını; yapısal bir soruna dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Yalnızca şirketler değil, kooperatifler ve gerçek kişi işletmeleri de sistemden hızla çekiliyor. Bu tablo, “piyasa kendi kendini dengeler” söyleminin sahada karşılığının kalmadığını ortaya koyuyor.

Bu kapsamda veri gazetecisi Ali Safa Korkut’a, yürüttüğü Veriler Ne Diyor? platformu üzerinden, 2025 yılında ticari faaliyetini sonlandıran işletmelere ilişkin güncel verileri sordum.

Korkut, TOBB verilerine dayanarak, 2025’in ilk 10 ayında Türkiye genelinde 23 bin 506 şirket, 796 kooperatif ve 22 bin 554 gerçek kişi işletmesinin faaliyetine son verdiğini; kapanan şirket sayısındaki artışın bir önceki yıla göre yüzde 10,7 olduğunu belirtiyor.

Bu rakamlar yalnızca ekonomik daralmayı değil, aynı zamanda örgütlü yapılar açısından ertelenmiş bir hesaplaşmayı da görünür kılıyor. On binlerce işletme kapanırken, bu işletmelerin doğal temsilcisi olması gereken sivil toplum örgütleri, meslek odaları, birlikler ve federasyonlar kamuoyunda ne ölçüde söz alıyor? Hangi uyarıları yapıyor, hangi politika önerilerini masaya koyuyor?

Her kapanan işletme; kaybolan bir istihdam, daralan bir yerel ekonomi ve zayıflayan bir toplumsal dayanıklılık anlamına geliyor. Buna rağmen bu ölçekte bir tasfiye sürecinin, güçlü bir örgütlü tepkiye ve kamusal baskıya dönüşmemesi dikkat çekici. Sessizlik, burada bir iletişim tercihi değil; yapısal bir sorunun göstergesi. Tam da bu noktada şu gerçek görünür hâle geliyor:

İş dünyası daralırken, herkes aynı ölçüde etkilenmiyor. Sahada üretim yapanlar kapanırken; liyakatsizlikle beslenen, kamu kaynaklarına yakın duran, temsil gücünü üretimden değil ilişkilerden alan bir düzen ayakta kalıyor. Kriz bu alanlara uğramıyor; hatta kimi zaman bu düzen için yeni manevra alanları yaratıyor.

Siyasetin gölgesi burada doğrudan anılmasa da hissediliyor. Hangi sektör desteklenecek, kimin sesi duyulacak, hangi yapılar “makbul” sayılacak? Bu soruların yanıtı çoğu zaman ekonomik rasyonaliteyle değil, yakınlıklarla ve uyumla belirleniyor. Liyakat değil, pozisyon korunuyor. Esnaf kepenk kapatırken temsil makam odasını büyütüyor.

Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, birlikler ve federasyonlar bu tabloda kritik bir eşikte duruyor. Ya üyelerinin gerçek sorunlarını temsil eden, sahaya yaslanan, şeffaf ve hesap verebilir yapılar olacaklar; ya da bu düzenin sessiz tamamlayıcıları. Bugün yaşanan güven kaybı, yalnızca ekonomik koşullardan değil; bu yapıların hangi tarafta durduğunun netleşmemesinden besleniyor.

İş dünyasının yaşadığı çöküş bir sonuç.

Ama bu çöküş karşısında değişmeyen düzen, asıl sorgulanması gereken mesele.

Veriler konuşuyor.

Soru şu: Bu veriler karşısında konuşması gerekenler neden suskun?

Çünkü artık mesele yalnızca ekonomik göstergeler değil; temsil, sorumluluk ve örgütlenmenin kimin için var olduğudur.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları1 gün önce

Avrupa’daki Fuarlar Türk Firmaları İçin Neden Önemli?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Küresel ticaretin kuralları değişiyor. Artık yalnızca kaliteli ürün üretmek ya da rekabetçi fiyat...

Haber2 gün önce

Almanlar Neden Yurtdışında Çalışmak İstiyor?

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, çalışanların yüzde 64'ünün yurt dışında çalışma fikrine sıcak baktığını ortaya koydu. Daha yüksek maaş, düşük...

SÖYLEŞİ1 hafta önce

“Kendimi, Hikâyemin Mağduru Olarak Görmekten Vazgeçtim”

“Bazen insanın kendi ışığını keşfetmesi için önce karanlığın içinden geçmesi gerekir” diyen Leyla Viessmann, Almanya’daki ilk yıllarından milyonluk yatırımlara uzanan...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Türk Girişimciler Almanya’da Şirket Kurarken Hangi Hataları Yapıyor?

Aysem Heigl | Vergi Danışmanı & Mali Müşavir Almanya; güçlü ekonomisi, Avrupa pazarına erişim imkânı ve istikrarlı hukuk sistemiyle Türkiye’den...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Avrupa’da Kalıcı Olmanın Sırrı Ürün Satmak mı, Marka İnşa Etmek mi?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Avrupa, Türk girişimciler ve şirketler için uzun yıllardır en önemli hedef pazarlardan biri...

İş Dünyası1 hafta önce

WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi ağırladı

İstanbul’da düzenlenen WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden gelen 22 bin ziyaretçiyi ağırlarken; 187 marka, 250 konuşmacı ve güçlü uluslararası katılımla...

Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor. Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor.
Haber2 hafta önce

Alman CEO’lar: Demokrasi Yoksa Büyüme Zor

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, iş dünyasının demokrasi ile ekonomik başarı arasında güçlü bir bağ gördüğünü ortaya koydu. Şirket yöneticilerinin...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Babamın Kasası, Ceneviz Vadisi ve Ticarette Güvenin Altın Çağı

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Karaköy Perşembe Pazarı’nın kalın duvarlı taş binaları arasında büyüyen bir çocuk için...

SÖYLEŞİ2 hafta önce

“En Büyük Sorun Sistem Değil, Sistemi Bilmemek”

MÜSİAD Hessen Başkanı İlhami Yılmaz ile Almanya'da Türk girişimciliğinin geldiği noktayı, iş dünyasında güven ve iş birliğinin önemini, yeni yatırım...

Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old
Haber2 hafta önce

Almanya’nın En Zengin İsmi Değişti (2026)

Forbes verilerine göre Lidl ve Kaufland’ın sahibi Dieter Schwarz, 52,7 milyar euroluk servetiyle Almanya’nın en zengin kişisi oldu. Schwarz, uzun...