Connect with us

SÖYLEŞİ

“En Büyük Sorun Sistem Değil, Sistemi Bilmemek”

MÜSİAD Hessen Başkanı İlhami Yılmaz ile Almanya’da Türk girişimciliğinin geldiği noktayı, iş dünyasında güven ve iş birliğinin önemini, yeni yatırım fırsatlarını ve geleceğe dair vizyonunu konuştuk.

Harun Yazıcı

Published

on

Söyleşi: Harun Yazıcı

Almanya’daki Türk iş dünyası son yıllarda yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, girişimcilik gücü, uluslararası bağlantıları ve kurumsal yapılanmalarıyla da dikkat çekiyor. Bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olan MÜSİAD Hessen, üyeleri arasında iş birliğini güçlendirmeyi, yeni yatırım fırsatları oluşturmayı ve Türk girişimcilerin Almanya’daki konumunu daha ileri taşımayı hedefliyor.

Trbusiness.de olarak MÜSİAD Hessen Başkanı İlhami Yılmaz ile bir araya geldik. Yılmaz’la, Almanya’daki Türk iş dünyasının geldiği noktayı, girişimcilerin karşılaştığı yapısal sorunları, Hessen bölgesindeki yatırım fırsatlarını ve MÜSİAD’ın geleceğe yönelik vizyonunu konuştuk. “Mesele sadece güçlü olmak değil, birlikte güçlü olabilmek” diyen Yılmaz, iş dünyasında güvenin, doğru ağların ve ortak hareket etme kültürünün üzerinde özellikle duruyor.

Keyifli okumalar…

İlhami Bey, kendinizden ve MÜSİAD Hessen’de yaptığınız çalışmalardan biraz bahseder misiniz?

Ben aslen Sivaslıyım. Genç yaşta Almanya’ya geldim ve iş hayatına burada başladım. Uzun yıllardır yapı ve inşaat sektörünün içindeyim.

Frankfurt merkezli Trupp Bau GmbH ile zemin uygulamaları ve yapı çözümleri alanında faaliyet gösteriyoruz. Bunun yanında Almanya’da Heim Conceptbau GmbH ile konut projeleri ve genel müteahhitlik işleri yürütüyoruz. Türkiye tarafında ise Sivhan Yapı ile konut ve ticari projelerde çalışmalarımız devam ediyor.

İşimizin büyük kısmı sahada geçiyor. Proje yönetimi, ekip, maliyet ve teslim süreçlerinin hepsini birebir takip etmek gerekiyor. Bu süreçte şunu net görüyorsunuz: bu sektörde işin kalitesi kadar, verdiğiniz sözün arkasında durmanız da belirleyici.

MÜSİAD Hessen’de de aynı anlayışı taşıyoruz. İnsanları bir araya getiren ama orada bırakmayan, birlikte iş yapabilecekleri bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü iş dünyasında güven oluşmadan hiçbir şey kalıcı olmuyor.

Kaç üyeniz var ve üyelerinize ne tür değerler sağlıyorsunuz?


Üye sayımız artıyor ama bizim için sayıdan çok aktif katılım ve nitelik önemli. Biz “listede ismi olan” değil, sürecin içinde olan bir yapı kurmak istiyoruz.

MÜSİAD sadece Hessen’den ibaret değil. Genel merkezi İstanbul’da olan, 14.000’i aşkın üyesiyle yaklaşık 60.000 işletmeyi temsil eden ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan güçlü bir yapıdan bahsediyoruz. Türkiye’de 78 irtibat noktası, yurt dışında ise 80’i aşkın ülkede 100’ün üzerinde noktada faaliyet gösteren güçlü bir ağdan bahsediyoruz. Almanya’da 11 şehirde, Avrupa genelinde ise 12 ülkede aktif bir yapı söz konusu.

“İş dünyasında güven oluşmadan hiçbir şey kalıcı olmuyor.”

Bu şu anlama geliyor: Siz sadece bulunduğunuz şehirde değil, dünyanın farklı yerlerinde de bir iş ağına dâhil oluyorsunuz. Hangi ülkeye giderseniz gidin, bir MÜSİAD üyesiyle temas kurmadan dönmezsiniz.

Biz bu yapıyı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle kadın girişimcilerimizin ve genç iş insanlarımızın daha aktif olduğu, daha fazla söz aldığı bir yapı kurmak önceliklerimiz arasında. Çünkü sürdürülebilir bir yapı ancak yeni neslin ve farklı bakış açıların sisteme dahil olmasıyla mümkün.

Almanya’daki Türk iş insanlarının bugünkü konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün geldiğimiz noktayı küçümsemek doğru olmaz. Biz aslında işçi olarak gelen bir neslin çocuklarıyız. Eşini, çocuğunu memlekette bırakıp burada en ağır şartlarda çalışan, heimlerde kalan bir neslin emekleri üzerine bugünleri konuşuyoruz.

Bugün ise hayatın her alanında var olan bir Türk iş dünyasından bahsediyoruz. Artık sadece küçük işletmeler değil; üretimde, ticarette, hizmet sektöründe ciddi bir güce sahibiz.

Bazı sektörlerde bu etki çok daha net görülüyor. Gastronomi alanında Türk işletmeleri artık sadece kendi mutfağını sunan değil, Alman ve Avrupa mutfağını da etkileyen bir noktaya geldi.

Aynı şekilde ikinci el araç piyasasında Türk girişimcilerin ciddi bir ağırlığı var. Bunun yanında lojistik, inşaat, perakende gibi alanlarda da güçlü bir varlığımız söz konusu.

“Gerçek güç, birlikte hareket edildiğinde ortaya çıkıyor.”

Özellikle etnik gıda alanında Türk işletmeleri oldukça yaygın ve güçlü. Tüm zorluklara ve geleceğe dönük risklere rağmen bu alan hâlâ önemli bir potansiyel taşıyor.

Ama şunu da açık söylemek lazım: bu gücü birlikte kullanma konusunda hâlâ gerideyiz. Herkes kendi işini büyütüyor ama birlikte hareket ettiğimizde ortaya çıkacak etkiyi henüz tam yakalayabilmiş değiliz.

Burada sivil toplum kuruluşlarının ve özellikle MÜSİAD gibi işadamlarına dönük yapıların önemi ortaya çıkıyor. Çünkü mesele sadece güçlü olmak değil, birlikte güçlü olabilmek.

Almanya’daki Türk iş dünyası diasporası sizce yeteri kadar birlikte hareket edebiliyor mu?


İnsanlar birbirini tanıyor ama birlikte iş yapma kültürü aynı hızda gelişmiyor. Herkes kendi alanında ilerliyor, bu da gücün dağılmasına sebep oluyor.

Oysa birlikte hareket edildiğinde hem risk azalır hem de fırsatlar büyür. Biz MÜSİAD Hessen olarak bunun için somut bir zemin kurmaya çalışıyoruz. İnsanların birbirine referans olabildiği, birlikte iş geliştirebildiği ve gerektiğinde aynı masada karar alabildiği bir yapı oluşturmak istiyoruz.

Çünkü gerçek güç, birlikte hareket edildiğinde ortaya çıkıyor.


“Bugün geldiğimiz noktayı küçümsemek doğru olmaz.”

Tam da bu noktada üzerinde çalıştığımız somut bir alan var. Almanya’da nesil devri yapılamadığı için devredilmeyi bekleyen çok sayıda köklü işletme bulunuyor. Bu aslında önemli bir fırsat alanı. Biz de bu şirketleri MÜSİAD ailesinin ilgisine sunarak üyelerimiz için yeni bir yatırım ve büyüme imkânı oluşturmayı hedefliyoruz.

MÜSİAD’ın uluslararası ağı da burada önemli bir avantaj sağlıyor. Doğru yatırımcı ile doğru fırsatı bir araya getirme imkânı oluşuyor.

Sizce, Almanya’da Türk girişimcilerin önündeki en büyük yapısal engel nedir?

En büyük sorun sistem değil, sisteme hâkim olamamak. Kurallar belli ama herkes bu kuralları aynı düzeyde bilmiyor.

Dil eksikliği, mevzuat bilgisi ve doğru danışmanlığa ulaşamamak girişimcinin önünü kesiyor. Bürokratik süreçler, vergi yükü ve artan maliyetler de özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorluyor.

Bunun yanında dijitalleşme ve teknolojiye uyum konusu da giderek daha kritik hale geliyor. Bu alanlara yatırım yapamayan işletmeler rekabette geri kalabiliyor.

Bir de bağlantı meselesi var. Doğru insanlara ulaşamadığınızda en iyi fikir bile ilerlemiyor.

Bu yüzden hem bilgiye hem de doğru ağlara erişim, bugün girişimcinin en büyük ihtiyacı haline gelmiş durumda.

Hessen bölgesi özelinde konuşursak, yatırım ve büyüme açısından en cazip sektörler hangileri?

Hessen çok güçlü bir ekonomi. Frankfurt finansın merkezi, aynı zamanda Avrupa’nın en önemli lojistik noktalarından biri.

Bu da finans, lojistik ve ticaret alanlarında ciddi fırsatlar oluşturuyor. Bunun yanında sağlık sektörü, yaşlanan nüfusla birlikte daha da büyüyor.

Dijitalleşme, e-ticaret, teknik hizmetler ve nitelikli iş gücü gerektiren alanlar da hızlı gelişiyor. Özellikle uzmanlaşmış hizmetler ve katma değerli işler ön plana çıkıyor.

Yani klasik işlerin yanında artık bilgi ve uzmanlık odaklı alanlar daha fazla fırsat sunuyor.

Genç girişimciler açısından baktığınızda; direkt Almanya’da iş kurmak mı daha mantıklı, yoksa Türkiye ile bağlantılı franchise modeller mi daha avantajlı?

Tek bir doğru yok. Eğer sistemi biliyorsanız, dili kullanabiliyorsanız ve bir çevreniz varsa Almanya’da sıfırdan başlamak daha sağlam bir yol.

Ama daha kontrollü ilerlemek isteyenler için franchise modelleri iyi bir başlangıç olabilir.

“Önemli olan hızlı büyümek değil, doğru zeminde büyümek.”

Bunun yanında bizim özellikle üzerinde durduğumuz bir alan da var: şirket devralmaları. Almanya’da devredilmeyi bekleyen çok sayıda işletme var. Genç girişimciler için bu, sıfırdan başlamak yerine hazır bir yapıyı devralarak ilerleme imkânı sunuyor.

Biz de bu konuda hem Almanya’daki hem Türkiye’deki girişimcileri bu fırsatlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Önemli olan hızlı büyümek değil, doğru zeminde büyümek.

Alman kurumlarıyla ilişkileriniz ne düzeyde? Birlikte ortak projeler yapıyor musunuz?

İlişkilerimiz her geçen gün daha iyiye gidiyor. Eskiden daha sınırlıydı, şimdi daha düzenli ve karşılıklı bir iletişim var.

Biz burada sadece kendi içimize dönük bir yapı olmak istemiyoruz. Nihayetinde biz bir iş insanları derneğiyiz. Bu yüzden Almanya’daki ticaret odaları, kamu kurumları ve iş dünyasıyla güçlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurmayı önemsiyoruz.

Ekonomi diplomasisini bu işin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Amacımız sadece tanınan değil, bulunduğu bölgede ekonomik ilişkilerde söz sahibi olan, gerektiğinde yön veren bir yapı haline gelmek.

Ziyaretler, ortak çalışmalar ve temaslar arttıkça bu güven ortamı da güçleniyor. Biz de bu süreci daha sistemli ve daha kalıcı hale getirmek için çalışıyoruz.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları3 gün önce

Numune Süreci Neden Satıştan Daha Önemli?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 8 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’daki doğru alıcıyı buldunuz. Firmanızı...

Köşe Yazarları4 gün önce

Franchise Yatırımında İkinci El Değeri, Devir ve Buy-Back Garantisi Sorunsalı

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Franchise yatırımcısı mağazasını açarken önemli bir sermayeyi dekorasyona, ekipmana ve işletmenin kurulmasına...

SÖYLEŞİ6 gün önce

Aslı Gümüşel: “İlk Şişeyi Görünürlük, İkinciyi Ürün Sattırır”

Ashley Joy’u 15 ülkeye taşıyan Aslı Gümüşel, girişimcilik yolculuğunu, kadınların iş dünyasındaki görünmez engelleri ve global marka olma hedefini Trbusiness.de’ye...

Köşe Yazarları1 hafta önce

İhracatta Doğru Fiyat Nasıl Belirlenir?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 7 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’ya ihracat yapmak isteyen firmaların...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Türkiye’nin ”Yapay Zekâ Devrimi” Ne Anlama Geliyor?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Küresel startup ve girişim sermayesi sahnesine baktığımda net bir tablo görüyorum. Kartlar şu anda...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İhracatta Sertifikaların Gücü

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 6 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa pazarında iyi bir ürün...

Köşe Yazarları3 hafta önce

Almanya’da Franchise Sözleşmeniz Biterken Karşılaşacağınız Riskler

Dr. Hasan Işık | İş ve Ticaret Hukuku Avukatı Almanya’da Franchising sektörüyle ilgili diğer yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. Danışmanlık pratiğimde neredeyse...

Almanya'da iş imkanı Almanya'da iş imkanı
Almanya Girişimci Rehberi3 hafta önce

Almanya’da Mühendis Açığı Sürüyor: 100 İşsiz Başına 166 Açık Pozisyon

Almanya’da mühendislik ve bilişim alanlarında işgücü açığı devam ediyor. IW’nin son araştırmasına göre 2025’in son çeyreğinde her 100 işsize karşılık...

SÖYLEŞİ3 hafta önce

“Türkiye Sadece Marka Değil, Bilgi ve Düşünce de İhraç Etmeli”

Akademisyen, yazar, girişimci ve Branding Türkiye Kurucusu Mürsel Ferhat Sağlam; dijital markalaşmadan Türk Ekolü vizyonuna uzanan yolculuğunu, Türkiye'nin küresel marka...

Köşe Yazarları3 hafta önce

İhracat İçin Doğru Tanıtım Dosyanız Hazır mı?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 5 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’da doğru alıcıyı...