Connect with us

Köşe Yazarları

Güneş Çoğalıyor, Değer Değil!

Onur Kurtay

Published

on

Onur Kurtay | Nexon Global Strategy Office Kurucusu

Avrupa’da güneş enerjisinin büyüdüğü artık haber değil. Kapasite artıyor, yeni santraller devreye giriyor, yatırımcı ilgisi sürüyor. Ama piyasanın içinde başka bir soru dolaşıyor;

 Bu kadar güneş kapasitesi sisteme girerken, üretilen elektriğin değeri ne oluyor?

Çünkü elektrik piyasasında üretmek ile para kazanmak aynı şey değil. Bir megavatsaat elektriğin değeri, ne kadar üretildiğine değil, ne zaman üretildiğine bağlı. Güneşin en güçlü olduğu saatler, aynı zamanda binlerce üreticinin piyasaya birden çıktığı saatler. Arz birden büyüyor, fiyat çöküyor. Bazı saatlerde sıfırın altına bile iniyor.

Almanya bu değişimi görmek için iyi bir örnek. Büyüklüğünden dolayı değil, verinin bu kadar net konuşmasından dolayı.

Almanya 2025 sonunda yaklaşık 116,8 gigavatlık solar kapasiteye ulaştı. Sadece geçen yıl içinde eklenen kapasite 16,2 gigavat civarında. Aynı dönemde negatif elektrik fiyatının görüldüğü saat sayısı 573’e çıktı. 2024’te bu sayı 457’ydi.


OKUMADAN GEÇME

Almanya’da En İyi Teklif Neden Artık Kaybediyor?

Yeni Çağın Kurumsal Zorunluluğu: Dijital Markalaşma


Buradan Almanya’da güneş sorun yaratıyor sonucu çıkmaz. Tam tersi ,güneş enerjisi artık küçük bir destek teknolojisi değil, elektriğin fiyatını doğrudan etkileyen bir unsur haline geldi. Ve tam burada bir ayrım devreye giriyor. Elektrik üretmek başka, elektriği değerli bir saatte satmak başka.

Yatırımcı açısından mesele de burada başlıyor.

Büyük proje, iyi proje demek değil

Uzun süre GES yatırımlarında en kolay anlatılan hikaye kapasiteydi. On megavat, elli megavat, yüz megavat. Rakam büyüdükçe yatırım da daha güçlü görünüyordu. Bugün bu tek başına yeterli değil.

Aynı saatlerde çok fazla güneş üretildiğinde, güneşin kendi üretimi kendi fiyatını aşağı çekmeye başlıyor. Piyasada buna solar cannibalisation deniyor, yani güneşin kendi fiyatını yeme etkisi. Sonuç olarak bir santralin elde ettiği ortalama elektrik fiyatı, piyasanın genel ortalamasının altında kalabiliyor. Burada devreye capture price giriyor: santralin ürettiği elektriğin piyasada gerçekten yakalayabildiği ortalama fiyat.

Bu yüzden artık tek soru kaç MW değil. Bir projenin büyüklüğü ile yatırım kalitesi aynı şey değil. On megavatlık doğru yapılandırılmış bir proje, elli megavatlık ama elektriğini doğru zamanda satamayan bir projeden daha değerli olabilir.

Sorun üretmek değil, değerlendirmek

Mesele yalnızca fiyat da değil. Almanya’da şebeke koşulları nedeniyle üretimin kısıtlanması, yani curtailment, 2024’te 1.389 gigavatsaate çıktı. Bir önceki yıla göre ciddi bir sıçrama bu.

Santral güneşi alıyor, panel çalışıyor, üretim kapasitesi orada. Ama üretilen elektriğin tamamı her zaman sisteme aynı şekilde giremiyor. Bu yüzden bir projeyi değerlendirirken güneşlenme süresi kadar başka sorular da önem kazanıyor. Şebeke bağlantısı hangi durumda, üretim hangi saatlere yoğunlaşıyor, şebeke bu üretimi taşıyabiliyor mu, elektriğin satışı nasıl kurgulanmış, gerektiğinde depolama mümkün mü. GES yatırımının hikayesi panelden çıkıp sistemin tamamına yayılıyor.

Depolama artık yan unsur değil

Avrupa’da batarya depolama yatırımlarının hızlanmasının arkasında da bu gerçek var. 2025’te Avrupa’da yaklaşık 27,1 gigavatsaatlik yeni BESS kapasitesi kuruldu.

Burada mesele bataryanın moda olması değil. Mesele elektriğin zaman içindeki değerinin değişmesi. Güneşin bol olduğu saatte üretmek başka, elektriğin değerli olduğu saatte satmak başka. Depolama bu iki zamanı birbirinden ayırabiliyor. Bu yüzden bir GES projesinde batarya, sonradan eklenen bir aksesuar olmaktan çıkıp projenin ekonomik değerinin bir parçası haline gelebiliyor.

PPA tek başına güvence değil

Yatırımcının başvurduğu bir başka araç PPA, yani uzun vadeli elektrik alım sözleşmesi. Gelir tarafındaki belirsizliği azaltabiliyor. Ama bir PPA’nın varlığı tek başına projeyi güvenli hale getirmiyor.

Alıcının kredibilitesi, fiyatın nasıl belirlendiği, sözleşmenin süresi ve üretim profilinin teslim yükümlülüğüyle ne kadar örtüştüğü, hepsi ayrı ayrı önemli. Dolayısıyla yatırımcı artık sadece PPA var mı diye bakmıyor, PPA’nın kendisine bakıyor. Bu ayrım önümüzdeki dönemde daha da belirleyici olacak gibi görünüyor.

Almanya’dan Avrupa’ya

Almanya bu dönüşümü en net gösteren pazarlardan biri. Ama hikaye Almanya’yla sınırlı değil. Güneş kapasitesi belli bir eşiği geçtiğinde, İspanya’da, Hollanda’da, kapasitesini hızla artıran diğer pazarlarda da benzer bir soru ortaya çıkıyor.

 Üretilen elektriğin miktarını artırmak mı daha önemli, yoksa o elektriğin değerini korumak mı?


OKUMADAN GEÇME

Avrupa’da Alıcılar Tedarikçilerini Nasıl Arıyor?

”Tek Kariyer Devri Büyük Ölçüde Bitti”


Bu yüzden yatırım değerlendirmesi de değişiyor. Artık kapasiteye bakmak yeterli değil. Şebeke bağlantısının durumu, gelir modeli, capture price, curtailment riski, depolama potansiyeli, PPA’nın kalitesi, izin sürecinin hangi aşamada olduğu ve projenin ne kadar olgunlaştığı, hepsi aynı resmin parçaları haline geliyor.

Piyasanın yanlış anlattığı hikaye

Hala sık duyulan bir cümle var. Avrupa’da güneş büyüyor, o halde GES yatırımı da otomatik olarak büyüyor. Bu cümle artık eksik. Kapasite ile değer aynı hızda büyümek zorunda değil. Bazı pazarlarda ve bazı proje tiplerinde bu ikisi birbirinden ayrılmaya başladı bile. Piyasa büyüdükçe, iyi proje ile sadece büyük proje arasındaki fark daha görünür hale geliyor.

Bunun ne kadar büyük bir fark yaratacağını bugünden kesin rakamlarla söylemek doğru olmaz. Ama yönün bu tarafa doğru olduğu, Almanya’nın son iki yıllık verisinden okunabiliyor.

Avrupa’nın güneş enerjisi hikayesi bitmiyor, büyümeye devam ediyor. Ama yatırımcı için oyun değişiyor. Artık mesele yalnızca daha fazla güneş santrali kurmak değil; doğru yerde, doğru şebekeye bağlı, doğru satış modeline sahip ve ürettiği elektriğin değerini koruyabilen projeleri ayırt etmek. Önümüzdeki dönemde kazananlar, en fazla elektriği üreten projeler olmayabilir. Ürettikleri elektriğin değerini en iyi yöneten projeler olabilir.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları1 gün önce

Avrupa’daki Alıcılar Ne İstiyor?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 9 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Numuneniz onaylandı. Fiyatınız rekabetçi. Belgeleriniz...

Köşe Yazarları3 gün önce

Startup Dünyası İçin Seul’den Yanımda Neler Getirdim?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Bu soruyu Seul’den beraberimde getiriyorum. Bu yıl New York Fintech Week’e ve Davos’taki World...

Yeni Nesil İşler4 gün önce

Metehan Türkay: Gerçek Hayat, Benim İçeriklerimden Çok Daha Komik

Bir yanda 140’tan fazla şirketin B2B satış süreçleri, diğer yanda sosyal medyada girişimcilik dünyasının klişelerini tiye alan içerikler… Metehan Türkay’la...

Köşe Yazarları5 gün önce

Yapay Zekâ Markanızı Öneriyor mu? Yeni Pazarlama Savaşı GEO’da Başlıyor

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager Bir süredir pazarlama toplantılarında duyduğum bazı cümlelerin değiştiğini fark ediyorum. Eskiden konu dönüp...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Numune Süreci Neden Satıştan Daha Önemli?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 8 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’daki doğru alıcıyı buldunuz. Firmanızı...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Franchise Yatırımında İkinci El Değeri, Devir ve Buy-Back Garantisi Sorunsalı

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Franchise yatırımcısı mağazasını açarken önemli bir sermayeyi dekorasyona, ekipmana ve işletmenin kurulmasına...

SÖYLEŞİ2 hafta önce

Aslı Gümüşel: İlk Şişeyi Görünürlük, İkinciyi Ürün Sattırır

Ashley Joy’u 15 ülkeye taşıyan Aslı Gümüşel, girişimcilik yolculuğunu, kadınların iş dünyasındaki görünmez engelleri ve global marka olma hedefini Trbusiness.de’ye...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İhracatta Doğru Fiyat Nasıl Belirlenir?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 7 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’ya ihracat yapmak isteyen firmaların...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Türkiye’nin ”Yapay Zekâ Devrimi” Ne Anlama Geliyor?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Küresel startup ve girişim sermayesi sahnesine baktığımda net bir tablo görüyorum. Kartlar şu anda...

Köşe Yazarları3 hafta önce

İhracatta Sertifikaların Gücü

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 6 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Avrupa pazarında iyi bir ürün...