İş Dünyası
Reklam Ajansı Seçerken Bunlara Dikkat!
Reklam ajansı seçimi, birçok şirket için yalnızca yaratıcı bir iş birliği değil, doğrudan iş sonuçlarını etkileyen stratejik bir karar anlamına geliyor. Yanlış ajans seçimi zaman, bütçe ve itibar kaybına yol açabilirken; doğru ajans markayı bir üst lige taşıyabiliyor.
Peki bir reklam ajansını değerlendirirken nelere dikkat etmek gerekiyor?
1. Yaratıcılık Kadar Stratejik Derinlik Var mı?
Etkileyici görseller ve dikkat çekici sloganlar önemli; ancak tek başına yeterli değil.
Güçlü ajanslar, yaratıcı fikirleri net bir marka stratejisiyle destekler. Kampanyanın yalnızca “görünür” olması değil, iş hedeflerine nasıl katkı sağladığı da net biçimde ortaya konulmalıdır.
Strateji üretmeyen ajanslar kısa vadede ses getirir, uzun vadede sonuç üretmez.
2. Entegre Çalışabiliyor mu, Parçalı mı İlerliyor?
Günümüz pazarlama dünyasında televizyon, dijital, sosyal medya, video ve etkinlikler artık birbirinden bağımsız düşünülemiyor.
Ajansın hem ATL hem BTL, hem de dijital mecralarda entegre bir yaklaşım sunabilmesi kritik önem taşıyor.
Tek kanala sıkışan ajanslar, markanın iletişim dilinde kopukluk yaratabiliyor.
3. Ekibin Yetkinliği ve Yapısı Ne Söylüyor?
Ajansın referanslarından önce ekibine bakmak çoğu zaman daha doğru bir fikir verir. Metin yazarları, tasarımcılar, motion graphics uzmanları, videographer’lar ve müşteri yöneticilerinin tek çatı altında çalışması; fikirden uygulamaya kadar sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.
Özellikle son dönemde yapay zekâ destekli tasarım ve içerik üretimi gibi alanlarda yetkinlik, ajansın geleceğe ne kadar hazır olduğunu da gösteriyor.
4. Ölçümleme ve ROI Yaklaşımı Net mi?
“Beğenildi” ya da “çok ses getirdi” gibi soyut geri bildirimler artık yeterli kabul edilmiyor. İyi bir reklam ajansı, kampanyanın performansını ölçebilmeli ve yatırım geri dönüşünü (ROI) net verilerle ortaya koyabilmelidir.
Ölçemediği işi yönetemeyen ajanslar, markayı belirsizliğe sürükler.
5. Uluslararası Tecrübe ve Kültürel Adaptasyon Yeteneği Var mı?
Küreselleşen pazarda markalar çoğu zaman birden fazla coğrafyada iletişim kurmak zorunda kalıyor. Bu noktada ajansın farklı pazar dinamiklerini, tüketici davranışlarını ve kültürel kodları anlayabilmesi büyük avantaj sağlar.
Hem Avrupa hem de bölgesel pazarlarda aktif olan ajanslar, Batı’nın veri ve strateji odaklı yaklaşımını Doğu’nun ilişki ve hikâye temelli iletişim diliyle birleştirebiliyor. Bu hibrit bakış açısı, özellikle uluslararası büyüme hedefi olan markalar için kritik bir rekabet avantajı yaratıyor.
Peki Bu Kriterleri Karşılayan Ajanslar Ne Yapıyor?
2007 yılından bu yana faaliyet gösteren Shamans Agency, Almanya ve Azerbaycan’daki operasyonlarıyla farklı pazar dinamiklerine hâkim bir yapı sergiliyor.
Ajans; marka stratejisi, entegre pazarlama iletişimi, dijital pazarlama, video prodüksiyon, etkinlik yönetimi ve yapay zekâ destekli tasarım çözümlerini tek çatı altında sunarak uçtan uca hizmet modeli benimsiyor.
FMCG, bankacılık, perakende ve kurumsal iletişim gibi rekabet yoğun sektörlerde geliştirilen projeler, ajansın strateji ve yaratıcılığı birlikte ele alan yaklaşımını ortaya koyuyor.
Multidisipliner ekibi ve ölçülebilir performans odağı sayesinde ajans, müşterileriyle uzun vadeli iş ortaklıkları kurmayı hedefliyor.






