Takip Edin

Köşe Yazarları

Dikkat Batıyorsunuz!

Sibel Arslan

Yayınlandı

Açık

Sibel Arslan | İktisatçı & Mali Analist

Bir şirkete ilk girdiğimde “Bizde her şey yolunda” cümlesini duyuyorsam, zihnimde kırmızı ışık yanar. Gerçekten yolunda olan yapılarda bu cümleye ihtiyaç duyulmaz. Çünkü sistem konuşur, sonuçlar kendini gösterir. “Her şey yolunda” deniyorsa, çoğu zaman görülmeyen ama büyüyen bir sorun vardır.

Yıllardır farklı sektörlerde, farklı ölçeklerde çalıştım. Küçük işletmelerde de, kurumsal yapılarda da aynı tabloyla karşılaştım. Şirketler batık sistemlerle ayakta durduklarını fark etmezler çünkü bu batış gürültülü olmaz. Kimse kapıyı çarpmaz, kimse alarm çalmaz. Herkes çalışır, herkes yoğundur, raporlar üretilir, toplantılar yapılır ama sistem yavaş yavaş çöker.

Dışarıdan bakıldığında çoğu şirket “kurumsal” görünür. Muhasebe kayıtları tutulur, stok listeleri vardır, ERP kullanılır, raporlar hazırlanır. Yönetim de genellikle şunu söyler: “Rakamlar fena değil.”

İşte benim için en tehlikeli eşik burasıdır. Çünkü “fena değil” demek, çoğu zaman gerçeği sorgulamamak demektir.

Ben raporlara baktığımda şunu sorarım:
Bu rakamlar bana ne anlatıyor?
Karar almamı sağlıyor mu, yoksa sadece geçmişi mi kaydediyor?

Çoğu zaman cevap nettir: Rapor vardır ama içgörü yoktur.

Batık sistemler genelde bozuk görünmez. Aksine, çalışıyor gibi yapar. Stok vardır ama nerede kilitlendiği bilinmez. Satış vardır ama kârlılık analiz edilmez. Muhasebe düzgündür ama yönetime yol göstermez. Yani sistemler vardır ama yönetim üretmez.

Bu noktada bana sık sık, “Asıl problemimiz satış.” denir.
Çoğu zaman katılmam. Asıl problem genelde körlüktür. Veriye bakıp gerçeği görememektir.

Batık sistemlerin en sadık bekçisi şu cümledir: “Bugüne kadar böyle geldik.”
Evet, geldiniz ama aynı şekilde devam ederseniz aynı yere gidersiniz. O yer de genelde büyüme değil, tıkanmadır.

Benim sahada gördüğüm en önemli şey, firmaların maliyet yapıları değişir ama sistemler sabit kalır; pazar değişir ama raporlama değişmez; stoklar şişer ama kimse dönüp bakmaz çünkü “işler yürüyor” sanılır.

Danışmanlık verdiğim bir firmada yönetici ısrarla karda olduklarını söylüyordu.

Rakamlar ilk bakışta bunu söylüyordu, evet. Ama biraz derine indiğimde tablo değişti. Kârsız ürünler, kârlı ürünlerin kazancını eritiyordu. Yıllardır hareket etmeyen stoklar vardı. Nakit döngüsü uzamış, finansman maliyetleri sessizce kârı yok etmişti. Şirket çalışıyordu ama kendi aleyhine çalışıyordu.

Bu duruma ben “operasyonel körlük” diyorum.

Batışı Neden Kimse Zamanında Fark Etmez?

Batış, sessiz gelir; bağırarak gelmez. Kimseyi bir gecede batırmaz. Tam tersine firmaya şunu hissettirir: “Çok yoğunum, demek ki işler iyi.”

Oysa firmanın yoğunluk zannettiği şey verimlilik değildir.

Gerçek dönüşüm tek bir soruyla başlar: “Gerçekten ne kazanıyoruz?”

Bu soru sorulduğunda raporlar yeniden anlam kazanır, stoklar sınıflandırılır, kârlılık baştan hesaplanır, süreçler sadeleşir ve çoğu zaman şu gerçekle yüzleşilir: “Sandığımız kadar kazanmıyormuşuz.”

Aslında bu kötü bir haber değildir. Bu, kontrolün geri alındığı andır.

En sık karşılaştığım yanılgılardan biri de: “Şirket batmadıysa sorun yoktur.” algısıdır.
Bu durum yanlış okunur. Şirketler çoğu zaman ayaktadır ama hastadır. Batık sistemler büyümeyi yavaşlatır, karar alma hızını düşürür, yönetimi sezgiye mahkûm eder ve kriz anında savunmasız bırakır. Ve kriz er ya da geç gelir.

Gerçekten güçlü şirketler kendini sorgular, rakamlarla yüzleşir, kör noktalarını kabul eder ve dış bakıştan kaçmaz. Çünkü sorunu görmek zayıflık değil, liderliktir.

”Her şey yolunda” demek kolaydır. Zor olan gerçeği görmek, sistemi düzeltmek ve sorumluluk almaktır.

Oyunun kazananları, her zaman gerçeği görenler olur.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları1 gün önce

Avrupa’daki Fuarlar Türk Firmaları İçin Neden Önemli?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Küresel ticaretin kuralları değişiyor. Artık yalnızca kaliteli ürün üretmek ya da rekabetçi fiyat...

Haber2 gün önce

Almanlar Neden Yurtdışında Çalışmak İstiyor?

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, çalışanların yüzde 64'ünün yurt dışında çalışma fikrine sıcak baktığını ortaya koydu. Daha yüksek maaş, düşük...

SÖYLEŞİ1 hafta önce

“Kendimi, Hikâyemin Mağduru Olarak Görmekten Vazgeçtim”

“Bazen insanın kendi ışığını keşfetmesi için önce karanlığın içinden geçmesi gerekir” diyen Leyla Viessmann, Almanya’daki ilk yıllarından milyonluk yatırımlara uzanan...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Türk Girişimciler Almanya’da Şirket Kurarken Hangi Hataları Yapıyor?

Aysem Heigl | Vergi Danışmanı & Mali Müşavir Almanya; güçlü ekonomisi, Avrupa pazarına erişim imkânı ve istikrarlı hukuk sistemiyle Türkiye’den...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Avrupa’da Kalıcı Olmanın Sırrı Ürün Satmak mı, Marka İnşa Etmek mi?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Avrupa, Türk girişimciler ve şirketler için uzun yıllardır en önemli hedef pazarlardan biri...

İş Dünyası1 hafta önce

WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi ağırladı

İstanbul’da düzenlenen WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden gelen 22 bin ziyaretçiyi ağırlarken; 187 marka, 250 konuşmacı ve güçlü uluslararası katılımla...

Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor. Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor.
Haber2 hafta önce

Alman CEO’lar: Demokrasi Yoksa Büyüme Zor

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, iş dünyasının demokrasi ile ekonomik başarı arasında güçlü bir bağ gördüğünü ortaya koydu. Şirket yöneticilerinin...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Babamın Kasası, Ceneviz Vadisi ve Ticarette Güvenin Altın Çağı

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Karaköy Perşembe Pazarı’nın kalın duvarlı taş binaları arasında büyüyen bir çocuk için...

SÖYLEŞİ2 hafta önce

“En Büyük Sorun Sistem Değil, Sistemi Bilmemek”

MÜSİAD Hessen Başkanı İlhami Yılmaz ile Almanya'da Türk girişimciliğinin geldiği noktayı, iş dünyasında güven ve iş birliğinin önemini, yeni yatırım...

Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old
Haber2 hafta önce

Almanya’nın En Zengin İsmi Değişti (2026)

Forbes verilerine göre Lidl ve Kaufland’ın sahibi Dieter Schwarz, 52,7 milyar euroluk servetiyle Almanya’nın en zengin kişisi oldu. Schwarz, uzun...