Haber
İki Farklı Almanya | Analiz
Almanya’da son açıklanan ekonomik veriler, büyümenin yeniden başladığını ortaya koyarken; istihdam, ihracat ve tüketici harcamalarındaki zayıf görünüm ekonomide “iki farklı tablo”yu güçlendiriyor. Avrupa’nın en büyük ekonomisi teknik olarak toparlanma sürecine girse de, bu büyümenin henüz geniş tabana yayılmadığı görülüyor.
Almanya ekonomisi 2025’in son çeyreğinde yaklaşık yüzde 0,3 oranında büyüyerek durgunluk sürecinden çıkış sinyali verdi. Yıl genelinde büyüme ise yüzde 0,2 ile sınırlı kaldı. Ekonomik aktivitedeki artışta kamu harcamaları, inşaat yatırımları ve kısmi iç talep toparlanması etkili oldu. 2026 yılına ilişkin büyüme beklentileri yüzde 1 seviyesine işaret ederken, ekonominin hâlâ kırılgan bir dengede olduğu değerlendiriliyor.
İş dünyası güveninde toparlanma sinyali
Almanya’da iş dünyasının genel eğilimini yansıtan Ifo İş Ortamı Endeksi son aylarda kademeli bir artış gösteriyor. Şirketlerin ekonomik beklentilerinde iyileşme görülürken, özellikle hizmet sektöründe daha belirgin bir toparlanma dikkat çekiyor. Sanayi tarafında ise zayıf seyre rağmen dipten dönüş sinyalleri öne çıkıyor.
Sanayi siparişleri artıyor ancak dengeli değil
Sanayi üretimine yönelik öncü göstergelerden biri olan sipariş verileri, son dönemde sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor. Özellikle iç talep kaynaklı siparişlerde artış görülürken, kamu ve savunma bağlantılı üretim kalemleri öne çıkıyor. Buna karşın ihracat siparişlerinin zayıf seyretmesi, sanayideki toparlanmanın henüz dengeli olmadığını gösteriyor.
İstihdam piyasasında zayıflama sürüyor
Ekonomik büyüme sinyallerine rağmen Almanya’da iş gücü piyasası zayıf bir görünüm sergiliyor. Ifo İstihdam Barometresi düşüş eğilimini sürdürürken, şirketlerin yeni işe alımlar konusunda temkinli davrandığı görülüyor.
Sanayi ve ticaret sektörlerinde işten çıkarma planları artarken, birçok şirket maliyet kontrolüne odaklanıyor. Özellikle otomotiv ve enerji yoğun sektörlerde yeniden yapılanma süreci hız kazanmış durumda.
İhracat performansı baskı altında
Almanya ekonomisinin temel taşı olan ihracat, küresel talepteki yavaşlama ve artan rekabet nedeniyle zayıf kalmaya devam ediyor. Çin pazarındaki rekabetin artması ve yüksek üretim maliyetleri, ihracat performansını olumsuz etkiliyor. Bu durum, dış ticaretin ekonomik büyümeye katkısını sınırlıyor.
Tüketici harcamaları temkinli seyrediyor
İç talep tarafında da güçlü bir toparlanma henüz görülmüyor. Tüketici güveni düşük seviyelerde kalırken, hanehalkı tasarruf eğilimi yüksek seyrediyor. Reel gelirlerdeki sınırlı artış, harcamaların istenilen düzeyde artmasını engelliyor. Bu tablo, perakende ve hizmet sektörlerinde büyümenin zayıf kalmasına neden oluyor.
İki farklı ekonomi görünümü güçleniyor
Son veriler, Almanya ekonomisinde aynı anda iki farklı dinamiğin işlediğini ortaya koyuyor. Bir yanda büyümenin yeniden başlaması, iş dünyası güveninin artması ve sanayi siparişlerindeki toparlanma dikkat çekerken; diğer yanda istihdamdaki daralma, ihracattaki zayıflık ve tüketici harcamalarındaki temkinli seyir öne çıkıyor.
Toparlanma var ancak kırılganlık sürüyor
Genel tablo, Almanya ekonomisinin teknik olarak toparlanma sürecine girdiğini ancak bu toparlanmanın henüz dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmadığını gösteriyor. Özellikle istihdam ve dış talep tarafındaki zayıflık, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentileri üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.






