Takip Edin

Köşe Yazarları

Sorun Pazarlama Değildi Ama Herkes Pazarlamayı Suçladı!

Ceren Saltoğlu

Yayınlandı

Açık

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager

Pazarlama bir davettir, deneyim o davetin karşılığıdır!

Toplantı odasında hava ağırdı.

Rakamlar masanın ortasındaydı ve kimse o rakamlara uzun uzun bakmak istemiyordu.

“Pazarlama ne yapıyor?” dedi biri.

Ses çok yüksek değildi ama yeterince keskindi.

Ardından o tanıdık cümleler geldi:

“Daha fazla reklam çıkmalıyız.”
“Dijital tarafta zayıfız.”
“Rakipler bizi geçmiş.”

Pazarlama ekibi oradaydı. Sessizdi.
Çünkü bu cümleleri ilk kez duymuyorlardı.

Oysa kimse şunu sormadı:
Son gelen müşteriye ne oldu?

Kampanyalar yapılmıştı.
Reklamlar dönmüş, bütçeler harcanmış, telefonlar çalmıştı.
Yani pazarlama işini yapmıştı: İnsanları içeri getirmişti.

Ama içeri giren insanlar… kalmamıştı.

Bir klinik düşünün. Randevu almak için sizi defalarca arıyorlar. Saat seçenekleri sunuluyor, hatırlatmalar yapılıyor.

Ama içeri girdiğinizde bekliyorsunuz. Kimse net konuşmuyor. İşiniz bitince kimse sizi uğurlamıyor.

Sonra bir sorunuz oluyor… Ulaşamıyorsunuz.

Hatta neredeyse hizmet aldığınız için siz suçlanıyorsunuz. Ama indirim yaptık! AMA!!!

Bir e-ticaret markası düşünün. Sepete attığınız ürün için bildirim üstüne bildirim geliyor. “Sepetiniz sizi bekliyor” diye.

Ama ürün geldikten sonra bir problem yaşadığınızda, müşteri hizmetlerine ulaşmak neredeyse imkânsız.

Bir hizmet sektörü düşünün. Satış yapılana kadar ilgi kusursuz.
Telefonlar açılıyor, mesajlara saniyesinde dönülüyor, her şey çözülüyor.
Ama ödeme alındıktan sonra… aynı hız, aynı ilgi, aynı ulaşılabilirlik yok.

İşte kırılma tam burada başlıyor.

Çünkü mesele sadece tüketiciyi  kazanmak değil, kazandıktan sonra ona nasıl davrandığınız.

Satışa kadar gösterilen ilgi ile satıştan sonraki tavır arasındaki fark, markanın gerçek karakterini ortaya çıkarır.

Tüketici bunu çok net hisseder.
Ve çoğu zaman şikâyet etmez.
Sadece geri gelmez.

İçeri giren insanı karşılayan sistem hazır değildi.
Randevular aksıyordu.
Çalışanlar mutsuzdu.

İlgi sürdürülebilir değildi.

Ve en önemlisi, kimse bunu kabul etmiyordu.

Çünkü bunu kabul etmek, daha zor bir yere bakmayı gerektirir: yönetim anlayışına, iş yapış biçimine, gerçekten “müşteri odaklı” olup olunmadığına.

Kolay olan neydi?
Pazarlamayı suçlamak.

Çünkü pazarlama görünürdü.
Bütçesi vardı, çıktısı vardı, ölçülebilirdi.

Ama asıl sorun görünmeyendi:
ilginin sürekliliği, ulaşılabilirlik, samimiyet.

Bir marka için en tehlikeli an, hatanın yerini yanlış tespit ettiği andır.

Ciro düşüyorsa bu her zaman pazarlama problemi değildir.
Bazen sorun, müşterinin ikinci kez gelmek istememesidir.
Bazen satış sonrası yalnız bırakılmasıdır.
Bazen de “ödeme alınana kadar değerli, sonrasında sıradan” hissettirilmesidir.

Ama biz ne yaparız?
Daha fazla reklam veririz.
Daha fazla kampanya yaparız.

Yani aslında şunu yaparız:
Aynı hayal kırıklığını daha fazla insana yaşatırız.

Pazarlama bir davettir.
Ama deneyim, o davetin karşılığıdır.

Ve deneyim sadece ilk temas değildir.
Asıl deneyim, satıştan sonra başlar.

Gerçek marka olmak demek, tüketiciyi sadece kazanmak değil, onunla kalabilmektir.

İhtiyacı olduğunda ulaşılabilir olmak,
şikâyet ettiğinde gerçekten dinlemek,
sorun yaşadığında yanında olmaktır.

O toplantı bitti.
Yeni kampanya planlandı.
Bütçe artırıldı.

Herkes bir şey yapıldığı için rahatladı.

Ama kimse şunu konuşmadı:
“Neden gelen geri gelmiyor?”
“Neden satıştan sonra müşteriye ulaşmak zorlaşıyor?”

Ve işte tam o yüzden,
sorun çözülmedi.

Çünkü mesele daha fazla insanı içeri almak değildi.
Mesele, gelenin kalmak istemesiydi.

Pazarlama sizi görünür yapar.
Ama içerideki ilgi, sizi tercih edilir kılar.

Eğer o ilgi satıştan sonra kayboluyorsa,
pazarlama sadece daha fazla insanın bunu fark etmesini sağlar.

Ve gerçek şu:
Bir marka, müşterisinin sadece cebine değil,
hayatına temas edebildiği kadar büyür.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old Dieter Schwarz Almanya’nın En Zengin Kişisi Old
Haber12 saat önce

Almanya’nın En Zengin İsmi Değişti (2026)

Forbes verilerine göre Lidl ve Kaufland’ın sahibi Dieter Schwarz, 52,7 milyar euroluk servetiyle Almanya’nın en zengin kişisi oldu. Schwarz, uzun...

Köşe Yazarları4 gün önce

Franchise’ın İkinci Eli: Görünmeyen Piyasa

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Franchise yatırımında çoğu aday giriş bedeline, dekorasyon maliyetine ve aylık ciro beklentisine...

Köşe Yazarları5 gün önce

Akıntıya Karşı: Türkiye Avrupa’daki Yatırım Krizine Nasıl Meydan Okuyor?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Avrupa, uluslararası büyük yatırımcılar nezdinde ciddi bir güven kriziyle karşı karşıya. Kıta genelinde jeopolitik...

Haber1 hafta önce

Frankfurt Türk Tiyatro Festivali Başlıyor

Frankfurt’ta sahneler yalnızca perdelerini açmıyor; aynı zamanda insanlara birbirine yeniden bakmayı hatırlatıyor. “Bakmak yetmez. Görmeye hazır mısın?”

Köşe Yazarları1 hafta önce

Almanya’da Franchise Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır?

Dr. Hasan Işık | İş ve Ticaret Hukuku Avukatı Bir franchise sözleşmesi ilk bakışta, üzerine logo eklenmiş bir kira sözleşmesi...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Türk Markalarının En Büyük Hatası: Fuarı Bir Etkinlik Sanmak

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Türk markaları son yıllarda üretim gücü, kalite anlayışı ve rekabetçi fiyat avantajıyla uluslararası...

SÖYLEŞİ1 hafta önce

“Kimse Seni Davet Etmese Bile Kendi Sahneni Kur”

Bir bodrum katında küçük bir bütçeyle başlayan girişim hikâyesi, bugün milyonlara ulaşan bir marka ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Yapay Zekâ Pazarlamayı Nasıl Dönüştürüyor?

Bir dönem markalar tüketicilere ulaşmanın yollarını arıyordu. Bugün ise markalar, tüketiciyi anlamanın peşinde. Bu dönüşümün merkezinde ise artık yalnızca veri...

Franchise lokasyon analitiği ve veriyle büyüme stratejisi üzerine iş dünyası harita ve veri görselleştirme konsepti Franchise lokasyon analitiği ve veriyle büyüme stratejisi üzerine iş dünyası harita ve veri görselleştirme konsepti
SÖYLEŞİ2 hafta önce

“Yanlış Lokasyon En İyi Markayı Bile Aşağı Çeker”

Franchise dünyasında lokasyon kararları sezgiden veriye kayarken, Maptriks Kurucusu Fatih Kuralkan doğru lokasyonun markaların büyümesinde belirleyici faktör haline geldiğini ve...

Haber2 hafta önce

Almanya’da En Çok AR-GE Yatırımı Yapılan Sektörler

Almanya araştırma geliştirme (AR-GE) yatırımlarına 2024 yılında 137 milyar euro harcadı. Peki Almanya’da en fazla AR- GE yatırımı yapılan sektörler...