Köşe Yazarları
Trendleri Değil Değerleri Satın Alıyoruz
Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager
Bir zamanlar moda ve güzellik; vitrinlerde ne varsa ona yönelmekti. Sezonun rengi, herkesin elinde aynı çanta, aynı ruj… Hızlıydı, parlaktı ve çoğu zaman yüzeyseldi. Bugün ise bambaşka bir noktadayız. Artık kimse eskisi gibi değil. Ve belki de ilk kez bu kadar bilinçliyiz.
Artık bir ürünü satın alırken yalnızca “yakışıyor mu?” diye sormuyoruz.
“Nasıl üretildi?”
“Kime, neye hizmet ediyor?”
“Beni gerçekten yansıtıyor mu?”
Bu sorular, modanın ve güzelliğin yönünü kökten değiştirdi.
Yeni lüks; logoların büyüklüğünde değil, markanın duruşunda gizli. Etik üretim, sürdürülebilirlik, şeffaflık ve samimiyet… Tüketici artık bir markanın hikâyesini bilmek istiyor. Sahip olduğu değerlerle kendi değerleri örtüşüyorsa bağ kuruyor. Aksi hâlde en pahalı ürün bile ruhsuz kalıyor.
Güzellik anlayışı da benzer bir dönüşümde. Kusursuz cilt vaadi yerini sağlıklı, gerçek ve bakımlı bir görünüme bıraktı. Filtrelenmiş yüzler, tek tip estetik algısı yorucu geliyor. İnsanlar artık kendilerine benzemek istiyor; başkasına dönüşmek değil. “Daha iyi bir versiyon” arayışı, “başkası gibi olmak” isteğinin önüne geçti.
Moda ise hızdan yavaşlığa doğru eviriliyor. Az ama anlamlı parçalar, zamansız stiller, uzun süre giyilebilecek tasarımlar… Gardıroplar küçülürken, seçimler daha kişisel hâle geliyor. Çünkü stil artık trend takibi değil; karakterin sessiz bir ifadesi.
Belki de en önemli değişim şu:
Tüketmiyoruz, seçiyoruz.
Seçerken de yalnızca göze hitap edeni değil, kalbe ve vicdana dokunanı tercih ediyoruz. Bu yüzden bugün moda ve güzellik, sadece estetik bir mesele değil; bir duruş, bir ifade biçimi.
Evet, artık kimse eskisi gibi değil.
Ve bu değişim, yüzeyde değil; derinde, değerlerde başlıyor.





