Connect with us

Köşe Yazarları

Sosyal Medya Yönetiminin En Büyük Krizi Algoritma Değil, Beklenti Ekonomisi

Aslı Yirsutimur

Published

on

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi

Sosyal medya yöneticilerinin tükenmişlik yaşamasının sebebini algoritmalarda, sürekli değişen platformlarda ya da içerik üretme hızında arıyoruz. Oysa sektörün içinden biri olarak bana göre asıl problem çok daha görünmez bir yerde duruyor: Beklentilerde.

Son birkaç yılda sosyal medya yönetimi, teknik bir uzmanlık alanı olmaktan çıktı; müşterinin belirsizliklerini, kaygılarını ve çoğu zaman gerçekçi olmayan beklentilerini taşıyan bir hizmete dönüştü. Bugün birçok sosyal medya yöneticisi yalnızca içerik üretmiyor. Aynı zamanda sürekli fikir değiştiren karar vericileri ikna etmeye, birbirini çürüten tavsiyeler arasında yön bulmaya ve sonucu tamamen kendi kontrolü dışında olan süreçlerin sorumluluğunu üstlenmeye çalışıyor.

İşin ilginç tarafı şu ki bu döngünün çoğu zaman kötü niyetle ilgisi yok. Sorun, sosyal medyanın ne yaptığına dair oluşan yanlış algı.

Bugün Instagram ya da TikTok’ta birkaç dakikalık bir gezinti yaptığınızda neredeyse her içerik üreticisinin kesin konuştuğunu görüyorsunuz. “Bunu yaparsan hesabın büyür.” “Şunu yapıyorsan algoritma seni cezalandırıyor.” “Bu format bitti, artık bunu kullan.” Sürekli değişen bu öneriler, sosyal medya yönetimini stratejik bir süreç olmaktan çıkarıp, her hafta yeni bir reçetenin denendiği bir deneme laboratuvarına çeviriyor.

Bir kurumla aylar sürecek bir iletişim stratejisi oluşturuyorsunuz. Hedef kitle analiz ediliyor, içerik dili belirleniyor, yayın planı hazırlanıyor. Daha ilk ay dolmadan toplantıda şu cümle duyuluyor: “Geçen gün izlediğim bir videoda tam tersini söylüyordu.” O anda yalnızca bir öneri değişmiyor. Stratejinin en önemli unsuru olan süreklilik de ortadan kalkıyor. Oysa iletişim, refleksle değil tekrarlarla inşa edilir. Bir markanın sesi, her hafta değiştirilen içerik formatlarıyla değil; uzun vadede koruduğu tutarlılıkla oluşur.

Bir başka mesele ise görünürlükle emek arasındaki bağın giderek kopması. Pek çok marka sosyal medyada büyümek istiyor ancak büyümeyi sağlayacak üretim kültürünü oluşturmak istemiyor. Kamera karşısına çıkmaktan kaçınıyor, uzmanlığını anlatmayı erteliyor, içerik üretimini yalnızca ajansın ya da sosyal medya yöneticisinin görevi olarak görüyor. Sonra da hesap beklenen performansı göstermediğinde sorun, hazırlanan içeriklerde aranıyor. Oysa sosyal medya yönetimi hiçbir zaman tek kişilik bir performans değildir. Güçlü bir dijital iletişim, yöneticinin stratejisiyle markanın katılımının ortak ürünüdür. Yönetici, markanın yerine güven inşa edemez. Markanın yerine deneyim anlatamaz. Markanın yerine ilişki kuramaz.

Belki de bu yüzden sektörde en sık duyduğumuz cümlelerden biri, “Çok emek verdik ama sonuç alamadık.” Buradaki “biz” zamirine dikkat etmek gerekiyor. Çünkü çoğu zaman emek veren yalnızca sosyal medya yöneticisi oluyor. İçeriğin hazırlanması, metinlerin yazılması, tasarımlar, video kurguları, analiz raporları, rakip incelemeleri… Bunların hepsi profesyonel hizmetin bir parçası. Ancak kurumun kendi uzmanlığını görünür kılma konusunda gösterdiği çaba aynı ölçüde değilse, ortaya çıkan boşluğu hiçbir ajans kapatamaz.

Son yıllarda sosyal medya yöneticiliğini bırakıp benim gibi danışmanlığa yönelen birçok uzmanın ortak gerekçesi de tam burada kesişiyor. İnsanlar artık içerik üretmekten yorulmuyor, karşılığında neyin mümkün olduğunu anlatmaktan yoruluyor.

Yani, sektörün bugün yeniden konuşması gereken konu algoritmalar değil. Beklentiler. Çünkü dijital iletişimde başarı, yalnızca doğru stratejiyi kurabilmekle ilgili değildir. O stratejinin arkasında durabilecek sabrı, kararlılığı ve iş birliğini gösterebilmekle de ilgilidir. Bunlar olmadığında, en iyi sosyal medya yöneticisi bile bir süre sonra sihirbaz muamelesi görmeye başlar.

Oysa iletişim sihir değildir. Disiplindir. Her hafta yön değiştiren bir markayı, dünyanın en iyi sosyal medya yöneticisi bile büyütemez ve sosyal medya yönetimi hiçbir zaman tek kişinin omuzlayabileceği bir iş olmadı. Bu, markanın, yöneticinin ve stratejinin birlikte yürüdüğü bir süreç. Ne yazık ki biz hâlâ bu süreci bir hizmet şeklinde görmek yerine sihir numarası gibi satın almaya çalışıyoruz.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları3 gün önce

Münih’te Türk Girişime 3,2 Milyon Dolar

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi 2025 yılında kurulan Münih merkezli girişim 5U AI, Londra merkezli girişim sermayesi yatırımcısı Emerge...

Haber4 gün önce

Almanlar 2025’te Türkiye’de Kaç Konut Satın Aldı?

Türkiye'de yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında gerilerken, Rusya Federasyonu vatandaşları en fazla konut satın alan yabancı grup oldu. Peki...

Köşe Yazarları5 gün önce

Almanya’da En İyi Teklif Neden Artık Kaybediyor?

Onur Kurtay | Nexon Global Strategy Office Kurucusu Yıllardır Türk ihracatçıların zihninde sabit bir denklem vardı;  Almanya iyi ürünü, doğru...

Köşe Yazarları6 gün önce

Avrupa’da En Çok Hangi Türk Ürünleri Talep Görüyor?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 3 Avrupa’ya ihracat yapmak isteyen Türk firmalarının önemli avantajları...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Franchise Sözleşmesi Öncesi Yatırımcıya Hangi Bilgiler Verilmeli?

Dr. Hasan Işık | İş ve Ticaret Hukuku Avukatı Her franchise sözleşmesinden önce taraflar arasında bir görüşme yapılır. Hukuki açıdan...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Globalleşme Neden Cesaretten Ziyade Strateji Gerektirir?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi “Haydi, Amerika pazarına giriyoruz!” İlk bakışta kulağa gerçekten hoş gelen cümleler vardır. Büyüme, globalleşme...

Almanya Girişimci Rehberi2 hafta önce

Almanya’da Kimler Şirket Kurabilir? 2026 Güncel Rehber

Almanya'da şirket kurmak isteyen Türk vatandaşları için 2026 güncel rehber: Kimler şirket açabilir, hangi oturum izniyle girişim yapılabilir, Chancenkarte sahipleri...

Köşe Yazarları2 hafta önce

İlk Hedef Ülke Nasıl Seçilir? Almanya mı, Hollanda mı, Polonya mı?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 2 İhracat Rehberi’nin birinci bölümünü buradan okuyabilirsiniz. Avrupa’ya...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Yeni Çağın Kurumsal Zorunluluğu: Dijital Markalaşma

Mürsel Ferhat Sağlam | Branding Türkiye Kurucusu Sanayi Devrimi’nden bu yana üretim araçları yenilendi, teknolojiler evrildi, tüketim alışkanlıkları değişti. Fakat...

SÖYLEŞİ3 hafta önce

“Teknolojik Dönüşüm Artık Yıllarla Değil, Aylarla Ölçülüyor”

TSMC Holding Yönetim Kurulu Üyesi Celalettin Kayahan, tekstil sektöründen yüksek teknoloji girişimlerine uzanan iş yolculuğunu, DronePortX'in geleceğini, yapay zekâ destekli...