Köşe Yazarları
2025’te Yaşam Maliyetleri Cüzdanlara Nasıl Yansıdı?
Gülay Yıldırım Kavak
2025 yılı, dünya genelinde fiyat istikrarı arayışının sürdüğü zor bir dönem oldu. Ama bu arayış, ülkeden ülkeye çok farklı şekilde yansıdı. Özellikle göçmen olarak ya da göç planıyla Almanya’da hayat kurmak isteyenler için gerçekler daha somut ve bazen düşündürücü bir hal aldı.
Gelin, 2025’in Almanya’sını ve aynı yıl Türkiye’de yaşanan enflasyonun göçmen gözüyle yansımasını birlikte değerlendirelim.
2025 boyunca açıklanan verilere baktığımızda tablo net: Almanya’da tüketici fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 2,1–2,2 arasında seyretti. Kâğıt üzerinde sakin görünen bu rakamların, günlük hayata yansıması ise çok daha belirgin oldu. Özellikle gıda ve giyim ürünleri, bu yıl bütçeleri en çok zorlayan iki başlık haline geldi.
Market alışverişlerinde fiyat artışları hissedilir seviyeye ulaştı. Meyve, sebze, süt ürünleri ve temel ihtiyaç malzemeleri, 2025 boyunca en fazla zamlanan gruplardan oldu. Bu da yalnız yaşayan bir kişinin bile haftalık alışverişinde önceki yıla kıyasla daha fazla harcama yapması anlamına geliyor.
Konut meselesi ise ayrı bir başlık. Almanya’da son yılların en tartışmalı konularından olan kira artışları 2025’te de devam etti. Berlin, Hamburg, Frankfurt gibi büyük şehirlerde uygun fiyatlı bir daire bulmak imkansız hale geldi. Bu durum özellikle göçmenler için konut arayışını hem uzun hem maliyetli bir süreç haline getiriyor.
Bir diğer dikkat çeken harcama ise, giyim ve ayakkabı. 2025 boyunca belirli aylarda bu gruptaki fiyat artışları da bütçeleri zorlamaya başladı.
Ulaşım tarafında yakıt fiyatlarındaki gerileme kısa bir rahatlama sağlasa da toplu taşıma, bakım, sigorta ve günlük şehir içi giderlerin toplamı hâlâ yüksek bir yük oluşturuyor. Sonuç olarak araç sahibi olan da toplu taşımayı tercih eden de ulaşım giderlerini artık planlamak zorunda.
Peki bu tablo göçmenler için ne ifade ediyor?
Aslında çok net. Almanya’da yaşam maliyetleri hâlâ yönetilebilir ancak artık kendiliğinden değil, bilinçli planlamayla. Sabit gelirli herkes için bütçe yönetimi eskisine göre daha stratejik olmayı gerektiriyor. Gıda ve giyim ürünlerindeki artışlar, kira arayışındaki belirsizlikler ve ulaşım giderleri bir araya geldiğinde, 2025 “harcamayı bilmenin” neredeyse bir zorunluluk haline geldiği bir yıl olarak öne çıkıyor.
Ve tüm bu tabloya rağmen Almanya hâlâ yüksek yaşam standardı, düzenli gelir imkânları ve güvenli sosyal yapısıyla göçmenler için cazibesini koruyor. 2026’ya girerken ise tek gerçek değişmedi: Almanya’da iyi bir yaşam hâlâ mümkün, ama bunun yolu artık doğru planlamadan ve gerçekçi beklentilerden geçiyor.
Konuya birde Türkiye tarafından bakalım:
2025 Türkiye İçin Ekonomide Nasıl Bir Yıl Oldu?
Türkiye’de durum çok daha zordu. 2025 itibarıyla yıllık enflasyon oranı çok yüksek seyretti.
Giyim-ayakkabı, konut, gıda, temel ihtiyaç kalemlerinde artışlar, birçok aile için bütçe planlamasını kırılgan hâle getirdi. Ne yazık ki Türkiye’de birçok kişinin maaşı harcamalarını karşılayamadı ya da yaşam standardı ciddi şekilde düştü.
Özetle, 2025’te Türkiye’de “asgari geçim” bile zordu. Almanya’nın da 2025 performansı pek de iç açıcı değildi.
Göçmenler İçin 2026’ya Girerken Öneriler
Eğer sen de göçmen olarak Almanya’da yaşıyorsan ya da yaşamayı planlıyorsan, 2025 verileri sana şu dersleri veriyor:
Bütçeni dikkatle planla. Kira + gıda + giyim + ulaşım + beklenmedik giderler… Hepsi artıyor.
Market alışverişinde seçici ol. Fiyat karşılaştırması, kampanya-indirim, toplu alışveriş, uygun fiyatlı mağazalar önemli.
Konutta esneklik düşün. Büyük şehirler pahalı. Şehrin çevresi, toplu taşıma hattına yakın semtler, tek yaşayanlar için oda kiralama gibi alternatifler değerlendirilebilir.
Gelir-gider dengesini sabit tut. Aylık maaş ya da sabit gelir varsa, harcamaları düzenli kontrol et. Yan gelir ya da ek işler seçenek olabilir.
Dolayısıyla 2026’ya yaklaşırken, Almanya’da ya da Türkiye’de olun fark etmeksizin, yaşam kalitesini belirleyen artık koşullar değil, koşullara verilen doğru tepkiler olacak. Çünkü ekonomik tablo ne kadar karmaşık olursa olsun, doğru adımlarla sürdürülebilir bir yaşam kurmak hâlâ mümkün.
Umudunuzu kaybetmeyin: 2026, planlı ve bilinçli adımlar atanlar için yeni fırsatlar ve daha iyi bir yaşam getirecek.





