Köşe Yazarları
Bu da Benim ”Güven” Hikayem
Esra Çakmak | Kurumsal İletişim Uzmanı
İletişim uzmanlığı benim için hiçbir zaman sadece bir meslek olmakla kalmadı; aynı zamanda güven üzerine kurulu bir alan oldu.
Bugün dünyada iletişimi şekillendiren en temel mesele de zaten güven değil mi! Çünkü insanlar artık sadece bilgiye değil, o bilgiyi kimden aldıklarına da dikkat ediyor. Güvenin zayıfladığı bir ortamda iletişim bitiyor, sadece kuru gürültü kalıyor.
Son yıllarda yapılan araştırmalar da bunu net şekilde ortaya koyuyor. İnsanlar giderek daha dar çevrelere çekiliyor, daha az güveniyor ve daha seçici hale geliyor. Bu da hem markalar hem de bireyler için güvenin hiç olmadığı kadar değerli olduğunu ortaya koyuyor.
Ben de kendi kariyerimi hep güven üzerine kurdum ve öyle büyüttüm.
Güvene dayalı kurduğum kariyerimden size kısaca bahsetmek istiyorum.
Yaklaşık 20 yıldır iletişim ve halkla ilişkiler alanında, özellikle medya ilişkileri ve kurumsal iletişim üzerine çalışıyorum. Bu süreçte 15 yıl boyunca basın bültenleri ve kurumsal metinler yazdım; aynı zamanda seyahat yazarlığı deneyimim de oldu. Yazı, benim için uzun zamandır hayatımın doğal bir parçası.
Kariyerimin 15 yılını Türkiye’de, 5 yılını ise Almanya’da geçirdim. Türkiye’de iletişimin temelini, markalarla kurulan profesyonel ilişkinin dinamiklerini öğrendim. Almanya’da ise bu deneyimi farklı bir kültürde yeniden yorumlama ve geliştirme fırsatı buldum.
Bu yolculukta benim için değişmeyen tek şey güven oldu. Çalıştığım markalara önce ben inandım, onlara güven duydum; ardından bu güveni doğru iletişim diliyle tüketiciye aktardım. Çünkü iletişimde asıl mesele sadece anlatmak değil, güven kurabilmek ve sürdürebilmektir. Bu benim için aynı zamanda hayatın her alanında geçerli bir değer.
Almanya’daki süreçte sadece iletişim alanında aktif olmakla kalmayıp, sahaya da indim. TDU NRW kapsamında Türk-Alman iş dünyasını bir araya getiren önemli bir gala gecesinde seremoni sunuculuğu yapma deneyimim oldu.
Bunun yanında Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde bulunan NRW Women Göçmen Kadın Dayanışma Platformu kapsamında markaların da desteğini alarak çeşitli dayanışma etkinlikleri organize ettik ve bu etkinliklerin aynı zamanda sunuculuğunu da üstlendim. Bu deneyimler bana, iletişimin sadece kurumlar arasında değil, insanlar arasında da bağ kurarken ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ayrıca reklam oyunculuğu yapıyor, aynı zamanda sosyal medya içerikleri üretiyorum. Yani iletişimin değişen yüzünün içindeyim. Bir zamanlar elle hazırlanan basın bültenlerinden bugün dijital dünyada üretilen içeriklere uzanan bir dönüşümün tam ortasında yer alıyorum.
Bunun yanında, sosyal hizmet alanında özellikle Alzheimer ve demans hastalarıyla çalışan kurumsal bir yapının içinde yer alıyorum. İnsanlara birebir temas eden, insani yönü çok güçlü bu çalışma benim için 25 yılı aşkın süredir sürdürdüğüm bireysel iyilik ve sosyal sorumluluk projelerimin daha profesyonel bir devamı niteliğinde. Aynı zamanda bu alan, mesleki yoğunluğun içinde manevi tarafımı besleyen ve dengeleyen çok kıymetli bir alan.
Köşe yazılarımda, Türkiye’den gelip farklı sebeplerle mesleğine ara vermek zorunda kalan ya da yeniden başlamak isteyen kadınların hikayelerini de yer vermek istiyorum.
Ve onlara ”siz de kendinize güvenin” diyerek; şöyle sesleniyorum:
Hiçbir şey bitmiş değil. Sadece yön değiştirmiş olabilir. Sahip olduğunuz bilgi, deneyim ve güç hâlâ sizinle. Kendinize yeniden inanırsanız, yeniden başlamak sandığınızdan çok daha mümkün. Çünkü en güçlü başlangıçlar, vazgeçmek üzereyken devam etmeyi seçtiğin yerde başlar.
Yollarımız iyilikte buluşsun, iyilerle çoğalsın; dayanışmayla güçlensin.





