Takip Edin

Köşe Yazarları

Franchise Sözleşmesinde Olmazsa Olmaz Üç Madde

Dr. Hasan Işık

Yayınlandı

Açık

Dr. Hasan Işık | İş ve Ticaret Hukuku Avukatı

Bir franchise sözleşmesinin kaderini çoğu zaman üç temel madde belirler. Sözleşmeler genellikle otuz sayfayı bulur. Ancak girişimin sizin için gerçekten kârlı olup olmayacağını anlamak istiyorsanız, özellikle üç bölümü dikkatle incelemeniz gerekir. Çünkü bu maddeler; ödediğiniz para karşılığında ne elde edeceğinizi, kendi işletmeniz üzerinde ne kadar söz sahibi olacağınızı ve günün sonunda elinizde ne kalacağını belirler. Bunları bilmeden imza atanlar ise, kurallarını bilmedikleri bir oyuna girmiş olurlar.

Giriş bedeli, düzenli franchise ücreti, reklam katkı payı… Rakamlar çoğu zaman kısa sürede netleşir. Asıl önemli olan ise bunun karşılığında franchise verenin hangi yükümlülükleri üstlendiğidir. Tam olarak ne için ödeme yapıyorsunuz? Gerçek bir destek hizmeti, eğitimler, sistemin geliştirilmesi ve düzenli bilgi paylaşımı için mi? Yoksa yalnızca işletmenizin kapısına bir tabela asma hakkı için mi?

Birincisi: Ödediğim para karşılığında ne alıyorum?

Bu madde önemlidir; çünkü hukuken franchise ücretinin meşruiyeti büyük ölçüde burada yatar. Ücretin miktarına doğrudan itiraz etmek çoğu zaman kolay değildir. Mahkemelerin baktığı nokta ise verilen hizmet ile alınan ücret arasındaki dengedir. Düzenli franchise bedelinin, merkez tarafından gerçekten sunulan hizmetlerle makul bir ilişki içinde olması gerekir. Alman hukukunda bu değerlendirme dürüstlük kuralı ve aşırı dengesiz sözleşme hükümlerine ilişkin düzenlemeler çerçevesinde yapılmaktadır.

Uygulamada bu eşik oldukça yüksektir. Nitekim Alman mahkemeleri, cironun yüzde 12,5’i oranındaki sürekli franchise ücretini tek başına aşırı ve bağlayıcı bir yükümlülük olarak değerlendirmemiştir. Böyle bir iddiayı ileri sürmek isteyen franchise alanın, kendi mali verileriyle işletmenin bu koşullarda ekonomik olarak sürdürülemeyeceğini somut biçimde ortaya koyması gerekir.

Birçok kişinin gözden kaçırdığı bir diğer konu ise giriş bedelidir. Sözleşme beklenenden önce sona ererse bu bedel ne olacaktır? Standart sözleşmelerde, hangi nedenle sona ererse ersin giriş ücretinin hiçbir koşulda iade edilmeyeceğini öngören hükümler geçersiz sayılabilmektedir. Çünkü farklı sona erme senaryoları arasında ayrım yapılması gerekir.

Pratik tavsiyem şudur: Franchise verenin yükümlülüklerini anlatan bölümü, ücret tablosu kadar dikkatli okuyun. Ayrıca sözleşmeden çıkmanız hâlinde ödediğiniz giriş bedeline ne olacağını mutlaka netleştirin.

İkincisi: Kendi işletmemde ne kadar özgürüm?

İkinci kritik madde, girişimci olarak sahip olduğunuz hareket alanını belirler. Aynı zamanda franchise ilişkilerinde en fazla uyuşmazlığın yaşandığı alan da burasıdır. Özellikle iki konu önem taşır: tedarik zorunluluğu ve fiyatlandırma özgürlüğü.

Tedarik zorunluluğu, ürünleri yalnızca franchise verenden veya onun belirlediği tedarikçilerden satın almanızı öngörür. Bu uygulama kalite standardını koruyabilir; ancak sizi piyasa fiyatlarının üzerinde alım yapmaya da zorlayabilir.

İyi hazırlanmış sözleşmelerde bu nedenle tedarik yükümlülüğü çoğu zaman yaklaşık yüzde 80 ile sınırlandırılır ve franchise alana kendi ürünleri için belirli bir hareket alanı bırakılır. Bunun arkasında rekabet hukuku kaynaklı gerekçeler de bulunmaktadır.

Fiyatlandırma konusunda ise temel ilke açıktır: Satış fiyatlarınızı kural olarak siz belirlemelisiniz. Sözleşmede fiyat serbestisi tanınmış görünse bile, uygulamada çeşitli talimatlar, prim kesintileri veya dolaylı baskılar yoluyla bunun fiilen ortadan kaldırılmasına dikkat edilmelidir.

Ayrıca franchise verene tek taraflı fiyat değişikliği yapma hakkı tanıyan hükümlere karşı da temkinli olmak gerekir. Alman Federal Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, böyle bir yetki ancak haklı bir sebebe dayanıyorsa ve fiyat değişikliğinin nedeni ile kapsamı yeterince açık biçimde belirlenmişse geçerlidir. Franchise veren bu yolla kendi kâr marjını sonradan artırma hakkına sahip değildir. Genellikle yalnızca gerçek maliyet artışlarının yansıtılmasına izin verilmektedir.

Üçüncüsü: Sözleşme sona erdiğinde ne olacak?

İşin başında kimsenin düşünmek istemediği konu budur. Ancak çoğu zaman sorunlar da tam burada ortaya çıkar.

Üç sorunun baştan cevaplanmış olması gerekir:

  • Sözleşme ne kadar süreyle geçerli olacak ve nasıl uzatılacak?
  • Sözleşme sona erdiğinde işletme yeri ve yapılan yatırımların akıbeti ne olacak?
  • Sözleşme sonrasında rekabet yasağı uygulanacak mı?

Özellikle rekabet yasağı hükümleri sıklıkla gözden kaçırılır. Oysa geçerli olabilmesi için bu yasakların çoğu durumda yalnızca önceki faaliyet bölgesiyle sınırlı olması ve en fazla bir yıl sürmesi gerekir. Alman yargısındaki bazı kararlar ayrıca, bu süre boyunca franchise alana belirli bir tazminat ödenmesini de gerekli görmektedir.

Bunu bilmeyen girişimciler ise sözleşmeden sonraki iş planlarını, aslında sözleşmenin kendilerine tanımadığı haklar üzerine kurabilmektedir.

Bir diğer önemli konu ise müşteri portföyüdür. Bazı franchise alanlar, yıllar içinde oluşturdukları müşteri çevresi nedeniyle sözleşme sonunda bir denkleştirme tazminatı alacaklarını düşünürler. Ticari temsilcilerde olduğu gibi böyle bir hak bazı durumlarda mümkün olsa da, uygulamada sanıldığından çok daha nadirdir.

Bunun için sözleşmede müşteri portföyünün devrine ilişkin açık yükümlülüklerin bulunması gerekir. Uygulamada taleplerin önemli bir kısmı tam da bu nedenle başarısız olmaktadır.

Bu nedenle kendi sözleşmenize erkenden ve dikkatle bakmanızda fayda vardır.

Son söz

Franchise sözleşmesi, bir sisteme dahil olmanın formalitesi değildir; yıllar boyunca iş ilişkinizin temelini oluşturacak ana belgedir.

İmza atmadan önce bu üç konuyu; ödediğiniz bedelin karşılığı, işletme içindeki özgürlüğünüz ve sözleşmeden çıkış şartları gerçekten anlıyorsanız, neye adım attığınızı da biliyorsunuz demektir.

Sözleşmedeki diğer hükümler elbette önemlidir.

Ama belirleyici olan, çoğu zaman bu üç maddedir.

Yazar hakkında

Dr. Hasan Işık, avukat ve ceza hukukçusudur. Aynı zamanda Hagen Uzaktan Eğitim Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Uluslararası ticaret hukuku bürolarında ve büyük ölçekli şirketlerin hukuk departmanlarında edindiği uzun yıllara dayanan deneyim sayesinde, iş dünyasının her iki tarafını da yakından tanımaktadır.

Bugün kendi hukuk bürosunda, Almanya genelinde girişimcilere ve şirketlere iş hukuku, ticaret hukuku ve ceza savunması alanlarında danışmanlık hizmeti vermektedir. Çalışmalarında pragmatik, stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.

Benimle buradan iletişime geçebilirsiniz: info@kanzlei-isik.de | www.kanzlei-isik.de

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları2 gün önce

Franchise Sözleşmesinde Olmazsa Olmaz Üç Madde

Dr. Hasan Işık | İş ve Ticaret Hukuku Avukatı Bir franchise sözleşmesinin kaderini çoğu zaman üç temel madde belirler. Sözleşmeler...

Köşe Yazarları4 gün önce

Avrupa’daki Fuarlar Türk Firmaları İçin Neden Önemli?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Küresel ticaretin kuralları değişiyor. Artık yalnızca kaliteli ürün üretmek ya da rekabetçi fiyat...

Haber5 gün önce

Almanlar Neden Yurtdışında Çalışmak İstiyor?

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, çalışanların yüzde 64'ünün yurt dışında çalışma fikrine sıcak baktığını ortaya koydu. Daha yüksek maaş, düşük...

SÖYLEŞİ1 hafta önce

“Kendimi, Hikâyemin Mağduru Olarak Görmekten Vazgeçtim”

“Bazen insanın kendi ışığını keşfetmesi için önce karanlığın içinden geçmesi gerekir” diyen Leyla Viessmann, Almanya’daki ilk yıllarından milyonluk yatırımlara uzanan...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Türk Girişimciler Almanya’da Şirket Kurarken Hangi Hataları Yapıyor?

Aysem Heigl | Vergi Danışmanı & Mali Müşavir Almanya; güçlü ekonomisi, Avrupa pazarına erişim imkânı ve istikrarlı hukuk sistemiyle Türkiye’den...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Avrupa’da Kalıcı Olmanın Sırrı Ürün Satmak mı, Marka İnşa Etmek mi?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü Avrupa, Türk girişimciler ve şirketler için uzun yıllardır en önemli hedef pazarlardan biri...

İş Dünyası2 hafta önce

WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi ağırladı

İstanbul’da düzenlenen WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden gelen 22 bin ziyaretçiyi ağırlarken; 187 marka, 250 konuşmacı ve güçlü uluslararası katılımla...

Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor. Alman şirket yöneticileri ekonomik başarının demokrasiye bağlı olduğunu belirtiyor.
Haber2 hafta önce

Alman CEO’lar: Demokrasi Yoksa Büyüme Zor

Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, iş dünyasının demokrasi ile ekonomik başarı arasında güçlü bir bağ gördüğünü ortaya koydu. Şirket yöneticilerinin...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Babamın Kasası, Ceneviz Vadisi ve Ticarette Güvenin Altın Çağı

Özhan Erem | Medyafors A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Karaköy Perşembe Pazarı’nın kalın duvarlı taş binaları arasında büyüyen bir çocuk için...

SÖYLEŞİ3 hafta önce

“En Büyük Sorun Sistem Değil, Sistemi Bilmemek”

MÜSİAD Hessen Başkanı İlhami Yılmaz ile Almanya'da Türk girişimciliğinin geldiği noktayı, iş dünyasında güven ve iş birliğinin önemini, yeni yatırım...