Connect with us

Köşe Yazarları

Beyaz Zambaklar Neden Açmıyor?

Nagihan Cengiz Çelebi

Published

on

Nagihan Cengiz Çelebi | trbusiness.de Türkiye Temsilcisi

Grigory Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını ilk okuduğumda dikkatimi çeken şey bir ülkenin kalkınması değil, bir fikrin insanları aynı hedef etrafında toplayabilme gücüydü.

Yıllar sonra aynı soruya dönüyorum:

Bir fikri ayakta tutan şey yalnızca inanç mıdır?

Yanıtı çoğu zaman evrakların içinde buluyorum. Vergi bildirimlerinde, kira sözleşmelerinde, muhasebe tablolarında. Çünkü fikir anlatıda güçlüdür; kurum ise bilanço üzerinde sınanır.

Toplumsal fayda üreten yapılar konuşulurken çoğu zaman iyi niyet yeterli görülür. Oysa iyi niyet başlangıçtır, sistem değildir. İşletmelerin devamlılığı; öğrenme kapasitesi, kurumsal akıl ve hesap verebilirlik ile mümkündür. Denetim yalnızca kontrol değil, yön gösterme işlevi taşımalıdır.

Bir kooperatif kurmak bir andır. Onu yaşatmak ise süreçtir.

Zaman içinde hedeflerin yerini yükümlülükler alır. İmzaların hukuki karşılığı belirginleşir. “Birlik” kavramı ilk kez gerçek anlamıyla test edilir.

Türkiye’de bağımsız girişimlerin temel sorunu sermaye eksikliği değildir. Daha yapısal bir mesele vardır: ekonomik aktör olarak tanınma düzeyi.

Kooperatifler hâlâ çoğu zaman “desteklenecek yapı” olarak görülüyor. Bu yaklaşım yetersizdir. Kooperatif bir yardım alanı değil, bir tüzel işletme modelidir. Risk alır, üretir, pazara çıkar ve sonuçlarına katlanır.

Aynı durum kadın kooperatifleri ve sosyal girişimler için de geçerlidir. Finans, hukuk, dijitalleşme ve ticaret kapasitesi bu yapının doğal parçasıdır.

Bu nedenle mesele destek değil, adil rekabet zeminidir. Hiçbir yapı yalnızca iyi niyetle sürdürülemez; acıma duygusuyla da kalıcı hale gelmez.

Bağımsız kurucu olmanın görünmeyen tarafı burada başlar. Sert kararlar ve yüksek sorumlulukla yürüyen bir süreklilik vardır.

Geçtiğimiz günlerde Hatay Dörtyol’daydım. Hem ailemin yanında olmak, hem inzivaya çekilmek hem de uzun zamandır zihnimi meşgul eden bütün sorulara kısa bir ara vermek istemiştim. Orada bir anneyi ziyaret etmem gerekti. Sağ elimi tuttu. Gözlerimin içine baktı. Sonra bana şöyle söyledi:

“Kızımın başına gelenleri duydun mu? Benim kızımın kimsesi yok, benim kızım sahipsiz. Sen benim kızımın kimsesi olur musun? Benim kızımın adı da Nagihan.”

O sözler içimde, çok derinde bir yere oturdu ve kendi yerini bizzat buldu… Ankara’da masa başında o kadar rahat telaffuz ettiğimiz ‘kadın kooperatifi, pozitif ayrımcılık, toplumsal cinsiyet eşitliği, hak savunuculuğu, kadın çalışmaları’ söylemlerinin rutinleştikçe bazen nasıl da anlamını yitirdiğini gördüm. Çünkü hiç ummadığın bir anda, gerçekten hak savunucusu olman gereken o çıplak gerçeklikle yüzleştiğinde ne yapacağını bilemiyor, bildiğin tüm kavramlarla birlikte derinden sarsılıyorsun.

Bazı kararlar yaşamsaldır. Bazı yapılar, tüzel kişilikleri de olsa evrak değil güven üretir. Bazen bir yapıyı ayakta tutmak, bir insan için kapıyı açık tutmaktır. Petrov’un anlattığı beyaz zambaklar, kusursuz toplumlarda hiç açmadı. Bir toplumu kusursuz hale getirmek için açtı. Ki onlar; savaşın, çamurun, mevzuatın, piyasanın, belirsizliğin, yorgunluğun, yoksulluğun ve yoksunluğun içinden geçmeyi göze alan insanların bıraktığı izlerde büyüdü…

Bugün geriye dönüp baktığımda görünen şey şudur:

Bu yol ne yalnızca idealizmle ne de yalnızca ekonomiyle açıklanabilir. Bu bir süreklilik meselesidir. Bir fikri başlatmak değil, onu taşımaya devam etmektir. Belki de kooperatiflerin en büyük gücü tam burada saklıdır.

Aynı masanın etrafında oturmayan, birbirini hiç tanımayan insanların hayatlarına dokunabilecek kadar güçlü; bunu yaparken de üretmekten, hesap vermekten ve sorumluluk almaktan vazgeçmeyecek kadar gerçek bir model olmalarında… Çünkü bir kurum bazen sadece bir kurum değildir; zor durumdaki bir insanın çalabileceği son kapıdır.

Bir gün güzel ülkemizde o beyaz zambaklar mutlaka açacak. Kooperatifler kalkınmada ait olduğu yeri bulacak, hak ettiği değeri görecek. Ülkem kooperatiflerin üretimi ve emeği ile yükselecek, eğitimler ile aydınlığa çıkacak.

Petrov’un beyaz zambakları bir hayal değildi.

Bir iradeydi.

Ben, bu ülkenin o iradeye hâlâ sahip olduğuna inanıyorum.



Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Are you human? Please solve:Captcha


Son Haberler

Köşe Yazarları2 gün önce

Lojistikte Yapılan Kritik Hatalar

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 11 Önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Sipariş alındı, üretim tamamlandı, kalite kontrol...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Dijital Üslup: İş Dünyasında Nasıl Konuştuğumuz da İtibarın Bir Parçası

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital iletişim bize çok geniş bir konuşma alanı açtı fakat bu alanın kendine özgü...

Köşe Yazarları1 hafta önce

İlk Siparişten Uzun Vadeli İş Ortaklığına

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 10 Önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Aylar süren görüşmeler tamamlandı. Numune onaylandı,...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Mezopotamya’dan Oxford’a: “Cross Border Leadership Award” Yolculuğum

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Sınırlar belirsizleştiğinde liderlik, inovasyon ve vizyon yeni düşünce alanları yaratır. Uluslararası girişimcilik, büyüme stratejileri...

İş Dünyası2 hafta önce

Alman Market Devleri Türk Marketlerin Yerini Alabilir mi? | Analiz

Alpay İlker Toy | Uluslararası İş Geliştirme ve Strateji Uzmanı 2026 yılında Almanya ile Türkiye arasındaki iş gücü anlaşmasının üzerinden...

Almanya Girişimci Rehberi2 hafta önce

Almanlar Influencer Marketing’den Etkileniyor mu? İşte Güncel Veriler

Almanya'da influencer pazarlama üzerine yapılan bir araştırmaya göre, tüketicilerin %23'ü içerik üreticilerinin tavsiyesiyle satın alım gerçekleştirirken; 18–29 yaş grubundaki gençlerin...

Köşe Yazarları2 hafta önce

Avrupa’daki Alıcılar Ne İstiyor?

Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Direktörü Trbusiness İhracat Rehberi | Bölüm 9 Bir önceki bölümleri buradan okuyabilirsiniz. Numuneniz onaylandı. Fiyatınız rekabetçi. Belgeleriniz...

Köşe Yazarları3 hafta önce

Startup Dünyası İçin Seul’den Yanımda Neler Getirdim?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Bu soruyu Seul’den beraberimde getiriyorum. Bu yıl New York Fintech Week’e ve Davos’taki World...

Yeni Nesil İşler3 hafta önce

Metehan Türkay: Gerçek Hayat, Benim İçeriklerimden Çok Daha Komik

Bir yanda 140’tan fazla şirketin B2B satış süreçleri, diğer yanda sosyal medyada girişimcilik dünyasının klişelerini tiye alan içerikler… Metehan Türkay’la...

Köşe Yazarları3 hafta önce

Yapay Zekâ Markanızı Öneriyor mu? Yeni Pazarlama Savaşı GEO’da Başlıyor

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager Bir süredir pazarlama toplantılarında duyduğum bazı cümlelerin değiştiğini fark ediyorum. Eskiden konu dönüp...