Köşe Yazarları
Türk Markalarının En Büyük Hatası: Fuarı Bir Etkinlik Sanmak
Gülay Yıldırım Kavak | trbusiness.de Pazarlama Müdürü
Türk markaları son yıllarda üretim gücü, kalite anlayışı ve rekabetçi fiyat avantajıyla uluslararası pazarlarda çok daha görünür hale geldi. Ancak globalleşmek yalnızca ürün satmakla değil, doğru stratejiyle marka inşa etmekle mümkün.
Özellikle Almanya pazarı, Avrupa’ya açılmak isteyen Türk şirketleri için önemli bir kapı niteliği taşıyor. Güçlü ekonomisi, yüksek satın alma gücü ve uluslararası ticaret ağı sayesinde Almanya, Türk markalarının büyüme hedeflerinde ilk sıralarda yer alıyor. Ancak bu pazarda başarılı olmak için yalnızca iyi bir ürün yeterli olmuyor.
Birçok firma Almanya’daki fuarlara katılarak Avrupa yolculuğuna başlıyor. Ne var ki en sık yapılan hata da tam burada ortaya çıkıyor: Fuarı bir sonuç olarak görmek. Oysa fuar, son değil başlangıç.
Başarılı bir fuar süreci, stand kurulmadan aylar önce başlıyor ve fuar bittikten sonra da aylarca devam ediyor. Yani fuardan önce, fuar sırasında ve sonrasında titizlikle çalışmak gerekiyor.
İlk adımda markaların hedef pazar analizini doğru yapması büyük önem taşıyor. Almanya’nın hangi bölgesinde, hangi sektörde ve hangi müşteri kitlesine ulaşmak istediğinizi netleştirmeden yapılan fuar katılımları çoğu zaman beklenen verimi sağlamıyor. Her fuarın ziyaretçi profili farklı. Bu nedenle katılım kararı verilmeden önce hedef müşteri kitlesi ile fuarın ziyaretçi profili mutlaka örtüşmeli.
Fuar öncesi hazırlık aşamasında markaların kurumsal kimliklerini uluslararası standartlara uygun hale getirmesi gerekiyor. Web sitesi, kataloglar, sunum dosyaları ve tanıtım materyalleri yalnızca Türkçe değil; Almanca ve İngilizce olarak da hazırlanmalı.
Çünkü bir markanın uluslararası görünmesi için önce uluslararası konuşması gerekiyor.
Türkiye’den Almanya’ya fuar için gelen markaların çoğunun fuar öncesi sosyal medya reklamlarını Türkçe verdiğini görüyorum. Halbuki, Almanca olarak hazırlanmış, hedef kitleye uygun reklamlar fuarı sizin adınıza çok daha verimli hale getirebilir.
Almanya’daki potansiyel müşteriler, distribütörler ve iş ortakları kendilerine kendi dillerinde ulaşan markalara çok daha fazla güven duyuyor. Almanca hazırlanmış bir katalog, Almanca yapılan bir röportaj ya da Almanca yayınlanan bir basın bülteni, çoğu zaman onlarca reklamdan daha güçlü bir etki yaratıyor.
Dil yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda güven inşa etmenin de en etkili yollarından biri.
Bu nedenle Almanya pazarına açılmak isteyen firmaların basın görünürlüğünü de stratejilerinin merkezine koyması gerekiyor. Türkçe içerikler Türkiye’deki kurumsal itibarı güçlendirirken, Almanca yayınlanan haberler Almanya’daki hedef kitleye doğrudan ulaşmayı sağlıyor. İngilizce içerikler ise markanın uluslararası görünürlüğünü destekliyor..
Fuar sırasında yapılan en büyük eksikliklerden biri ise ziyaretçi bilgilerinin sistemli şekilde yönetilememesi. Kartvizit toplamak tek başına bir başarı göstergesi değil. Önemli olan, o kartvizitlerin fuardan sonra nasıl değerlendirildiği.
Fuar sonrasındaki ilk 48 saat kritik önem taşıyor. Görüşülen potansiyel müşterilere teşekkür mesajları gönderilmeli, talep edilen bilgiler hızlı şekilde iletilmeli ve iletişim sıcak tutulmalı. Günümüzde birçok ticari fırsat fuarda değil, fuardan sonraki takip sürecinde kazanılıyor.
Firmaların fuar sonrasında dijital kanallarda görünürlük çalışmalarına devam etmesi de büyük önem taşıyor. Fuarda yapılan görüşmeler, iş birlikleri ve yeni pazar hedefleri düzenli içerikler paylaşılmalı. Çünkü modern ticarette satın alma kararları yalnızca toplantı masalarında değil, dijital platformlarda da şekilleniyor.
Globalleşmek isteyen Türk markalarının artık yalnızca ürünlerini değil; hikâyelerini, başarılarını ve vizyonlarını da dünyaya anlatması gerekiyor.
Almanya pazarı büyük fırsatlar sunuyor. Ancak bu fırsatlar yalnızca doğru hazırlık yapan, hedef kitlesiyle kendi dilinde konuşabilen ve fuar sonrasındaki süreci profesyonel şekilde yöneten markalar için gerçek bir başarıya dönüşüyor.
Trusiness.de olarak bizler, Türk markalarının Avrupa yolculuğunda yalnızca bir medya platformu değil, aynı zamanda stratejik bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmak isteyen firmalar için çok dilli haber çalışmaları, röportajlar, kurumsal görünürlük projeleri ve uluslararası iletişim stratejileri geliştiriyoruz.
Çünkü Türk markalarının hak ettiği yerin yalnızca yerel pazarlar olmadığına inanıyoruz.
Markanızı Almanya ve Avrupa pazarında daha görünür hale getirmek, çok dilli medya çalışmaları ve uluslararası iletişim stratejileri hakkında bilgi almak için Trbusiness.de ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.





