Takip Edin

Köşe Yazarları

Nepotizmin Vücut Bulmuş Hali: Damat Satın Alma Müdürü

Harun Yazıcı

Yayınlandı

Açık

Harun Yazıcı | www.trbusiness.de Genel Yayın Yönetmeni

Hem eski Sovyet ülkelerinde hem Türkiye’de hem de Almanya’da iş yapmış biri olarak şunu net olarak söyleyebilirim:

Batıdan doğuya gidildikçe oransal olarak artan şeyler var. Mesela yemeklerdeki yağ oranı ya da daha fazla sertleşen müzik enstrümanları.

Bunların arasına nepotizmi de ekleyebilirsiniz.

Normalde iş dünyasında başarıyı neyin belirlemesini beklersiniz? Yetenek mi, çalışkanlık mı, vizyon mu?

Teoride bunlardan biri ya da bir kaçı olmalı ama öyle değil.

Batı’dan Doğuya gidildikçe başarıyı belirleyen şey; maalesef soyadı, akrabalık bağları ve tanıdıklar oluyor.

Adını koymaktan çekindiğimiz bu gerçek, yani nepotizm, yalnızca bireylerin kariyerini değil, kurumların ve hatta ülkelerin geleceğini de sessizce kemiriyor.

Nepotizm, özellikle demokrasinin tam oturmadığı, liyakatın pek önemsenmediği toplumlarda karşımıza çıkıyor.

Nepotizmi, basit bir kayırmacılık meselesi olarak görmemek gerekiyor. Bu, liyakatin sistematik olarak devre dışı bırakılmasıdır.

Bir pozisyona en uygun kişinin değil, en “yakın” kişinin getirilmesidir. Kısa vadede güvenli ve pratik bir tercih gibi görünse de, uzun vadede kurumsal çürümenin temelini oluşturur.

Bugün birçok şirketin içinde görünmeyen bir fay hattı var. Üst yönetimde yer alan kişilerle akrabalık bağı olan çalışanlarla bu bağa sahip olmayanlar arasındaki sessiz gerilim…

Damat satın alma müdürünü hatırladınız. Patronun  kızını almış ama yetmemiş…

Damat satın alma müdürünün o pozisyonu şirket içinde sadece motivasyonu düşürmekle kalmaz, aynı zamanda kurum içi güveni de yok eder.

Çünkü insanlar şunu çok iyi bilir: “Ne kadar iyi olursam olayım, ben bir ‘damat’ olamam.”

Bu farkındalık, en yetenekli çalışanların bile sistemden kopmasına yol açar. Beyin göçü dediğimiz olgu yalnızca ülkeler arasında yaşanmaz; şirketler içinde de yaşanır.

Liyakatli çalışanlar ya sessizleşir ya da gider. Geriye kalan ise çoğu zaman ortalama performans ve düşük rekabet gücüdür.

Daha da tehlikelisi, nepotizmin kurumsal körlük yaratmasıdır. Eleştiri kültürü ortadan kalkar. Çünkü “yakın” olanı eleştirmek risklidir. Hatalar büyür, sorunlar halının altına süpürülür. Karar alma mekanizmaları objektif verilerden uzaklaşır ve yerini ilişkiler ağına bırakır. Bu noktada şirketler artık rekabet etmez, sadece ayakta kalmaya çalışır.

Peki nepotizm özellikle ülkemizde neden hâlâ bu kadar yaygın?

Çünkü nepotizm konforludur. Güven duygusu yaratır. Tanıdık insanlarla çalışmak daha az riskli gibi görünür. Ancak bu, aslında bir yanılsamadır. Gerçek risk, yetkin olmayan insanların kritik pozisyonlara getirilmesidir. Bu risk, çoğu zaman fark edildiğinde artık çok geç olur.

Çözüm zor ama imkânsız değil. Öncelikle kurumların liyakati ölçülebilir ve şeffaf kriterlerle tanımlaması gerekir. İşe alım ve terfi süreçleri denetlenebilir olmalıdır.

Aile şirketleri dahil olmak üzere tüm yapılar, profesyonel yönetim anlayışını benimsemek zorundadır. Aksi halde büyüme bir noktada durur, hatta geriler.

Ayrıca çalışanların da bu kültürü sorgulaması gerekir.

Sessizlik, nepotizmin en büyük destekçisidir. Kurum içinde adalet talebi yükselmedikçe, bu düzen değişmez. Çünkü nepotizm, yalnızca uygulayanların değil, göz yumanların da eseridir.

Sonuç olarak, nepotizm sadece bireysel bir etik sorunu değil, sistemik bir krizdir. Rekabetin küreselleştiği, yeteneğin en değerli sermaye olduğu bir dünyada, bu lüksü sürdürebilmemiz mümkün değil.

Eğer gerçekten sürdürülebilir başarı istiyorsak, acı ama net bir gerçekle yüzleşmeliyiz:

Yakınlık, yetkinliğin yerini aldığında; çöküş kaçınılmazdır.

Yani kısacası, o damat o koltukta oturmamalı!

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Son Haberler

Almanya’nın güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesi ekonominin temelini oluşturuyor Almanya’nın güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesi ekonominin temelini oluşturuyor
Almanya Girişimci Rehberi22 saat önce

Alman Ekonomisi Neden Bu Kadar Güçlü? | ANALİZ

Almanya, bugün küresel ekonomik sistemde istikrarın ve üretim gücünün en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Almanya, ABD ve Çin’in...

Köşe Yazarları3 gün önce

Founder Summit 2026 Yatırımcılara Ne Anlatıyor?

Yeşim Çevik | trbusiness.de Almanya Temsilcisi Yatırımcının mutfağına girip oradan izlenimler almayı çok severim. Founder Summit’te de öyle yaptım. Wiesbaden’de...

Almanya’da akaryakıt indirimi ve çalışanlara 1000 euro prim desteği Almanya’da akaryakıt indirimi ve çalışanlara 1000 euro prim desteği
Haber4 gün önce

Bin Euro Prim Geliyor, Akaryakıt Ucuzluyor

Almanya hükümeti, artan enerji maliyetlerine karşı akaryakıtta vergi indirimi ve çalışanlara 1.000 euroya kadar prim desteği içeren yeni paketi devreye...

Köşe Yazarları4 gün önce

Viral Yorgunluk: Sürekli Etki Üretme Baskısı Markaları Nasıl Tüketiyor?

Aslı Yirsutimur | Dijital İçerik Yöneticisi Dijital iletişim ekonomisi uzun süredir görünürlük üzerine kurulu ilerliyor ancak son yıllarda bu görünürlük...

Local To Global İzmir Girişimcilik Etkinliği Local To Global İzmir Girişimcilik Etkinliği
İş Dünyası4 gün önce

İzmir’den Dünyaya Girişimcilik Hamlesi

“Local To Global” etkinliği, İzmir’de girişimlerin küresel pazarlara açılma stratejilerini, yatırım süreçlerini ve uluslararası büyüme yollarını masaya yatırdı.

SÖYLEŞİ5 gün önce

“Franchise, Türk Markaları İçin Almanya’da Kalıcı Büyümenin En Güçlü Modelidir”

Türkiye’de franchising kültürünün kurumsallaşmasına öncülük eden isimlerden Özhan Erem’e göre franchise, yalnızca şubeleşme modeli değil; markalar için sistemli büyüme, yatırımcılar...

Laman Guliyeva Almanya’da Almanca öğretimi yapan girişimci ve sosyal medya eğitmeni Laman Guliyeva Almanya’da Almanca öğretimi yapan girişimci ve sosyal medya eğitmeni
Yeni Nesil İşler6 gün önce

“Sosyal Medya Bir Araç, Asıl Güç Değer ve Güven”

17 yaşında tek başına Almanya’ya gelen Laman Guliyeva, kendi deneyiminden yola çıkarak yüz binlerce kişiye ulaşan bir dil eğitim ekosistemi...

Köşe Yazarları1 hafta önce

Neden Bazı Markalara Bağlanıyoruz?

Ceren Saltoğlu | Brand & Marketing Manager Bir markayı gerçekten neden severiz? Daha iyi olduğu için mi, yoksa bize hissettirdikleri...

Schengen vizesinde yeni dönem kapsamında uygulanan EES sistemi sınır kontrolü Schengen vizesinde yeni dönem kapsamında uygulanan EES sistemi sınır kontrolü
Haber1 hafta önce

Schengen Vizesinde Dijital Dönem Başladı

Avrupa Birliği (AB), Schengen bölgesine giriş - çıkışlarda yeni bir dijital uygulama başlattı. Uygulamayla artık pasaportlara damga vurulmasına gerek kalmayacak.

Bu görselde ATİAD Başkanı Aziz Sarıyar, Avrupa’da faaliyet gösteren Türk iş insanlarının ekonomik etkisi, yatırım potansiyeli ve kurumsal dönüşümü hakkında konuşuyor. Bu görselde ATİAD Başkanı Aziz Sarıyar, Avrupa’da faaliyet gösteren Türk iş insanlarının ekonomik etkisi, yatırım potansiyeli ve kurumsal dönüşümü hakkında konuşuyor.
SÖYLEŞİ1 hafta önce

“Türk İş İnsanları Avrupa Ekonomisinin Hissedarıdır”

Avrupa’da Türk iş insanlarının artan etkisini, Almanya’daki fırsatları ve yeni nesil girişimciliğin yönünü ATİAD Başkanı Aziz Sarıyar'la konuştuk.